Kategori arşivi: Marvel Comıcs

İnceleme: Secret Empire (2017)

Marvel Comics’in son yıllarda ses getiren hikayesi Secret Empire, Red Skull’ın Captain America’yı manipüle ederek Avengers’ı ve hatta bütün dünyayı tehlike altına atışını konu ediniyor.

Nick Spencer’in yazdığı bu 10 sayılık serinin inceleme yazılarını aşağıda bulabilirsiniz.

  • Secret Empire #0-#5
  • Secret Empire #6
  • Secret Empire #7
  • Secret Empire #8
  • Secret Empire #9
  • Secret Empire #10

CADDE NOTU: 7,4/10

Reklamlar

İnceleme: Secret Empire #10 – Final!

Ve büyük gün geldi. Her güzel şeyin hatta kötü şeylerin bile nasıl sonu oluyorsa Secret Empire da miladını doldurdu ve dün yayınlanan 10. sayısıyla veda etti. Tabii çizgi roman evreninde vedaların uzun süreli olmadığını biliyorsunuz. Kahramanlarımız yakın zamanda Generations serileriyle tekrar karşımıza çıkacaklar. Bu sayılara dair heyecanımı ve merakımı başka bir yazıya saklıyorum ve Secret Empire’ın sonlanması ile hissettiğim hüzünden bahsetmek istiyorum. Başından beri yolumdan ayrılmadan takip ettiğim ve hafta hafta çıkacak sayıyı beklediğimden olsa gerek bitince bir boşluk hissi oluştu. Tabi o boşluğu hemen yeni sulara yelken açma heyecanı doldurdu fakat rahatlıkla söyleyebilirim: Secret Empire çoğunlukla güzel ilerleyen yolculuğunu benim için güzelce de bitirdi. Son sayı diye çenem düştü yine, o yüzden ben bir an önce hikayeye başlayayım.

1RCO002

Geçen sayının sonunda farklı görünüşüyle karşımıza çıkan Captain America ile açıyoruz sayıyı. Iron Man’in zırhına benzer görüntüsü bizler gibi kahramanlarımızı da şaşırtıyor. Steve yine bir yüzbaşı edasından hiçbir şey kaybetmemiş halde Hydra’nın dünyayı nasıl daha güçlü ve iyi bir hale getireceğini anlatıyor. Fakat önce Logan ardından Carol savaş zamanının tam da şu an olduğunu söylüyor ve Natasha için Hawkeye’ın dilinden o sözler dökülüyor: AVENGERS ASSEMBLE!

1.jpg

Ve bütün güçleriyle Avengers saldırmaya başlıyor. Bütün o yığılmalara, yumruklara, pençelere rağmen Steve de bir çizik bile oluşturamıyorlar. Bir tanrının gücüyle atan kalbi öfkesiyle birleşiyor ve yere tek bir yumruk darbesiyle Steve hepsini deviriyor.

RCO009 (1).jpg

Tam bu sırada hepsinin anılarını Hydra’nın yapmış olduğu mutant devrimleri, uzay araştırmaları, yıkım alanlarını yeniden inşa etmiş görüntüler ile dolduruyor. Mükemmele yakın görüntüye gururla bakarken karşısına son küp parçası ile Sam çıkıyor. Büyük bir heyecanla Sam’in karşılığını beklerken Sam dizlerin üstüne çöküyor ve ağzından o söz çıkıyor:

HAIL HYDRA!

RCO013 (2).jpg

Daha fazla kayıp yaşamamak adına küpü ve kalkanını teslim ettikten sonra Steve küp parçasını kendi göğsündeki ile birleştiriyor. Kozmik küpün bütün gücüne ulaşmayı beklerken birden hepsi gidiyor ve ortaya birden Ant-Man çıkıyor. Steve tam ona kızacakken Scott kendisinin sadece Bucky’nin şoförü olduğunu söylüyor ve mavi ışıklar arasında Bucky Barnes’ı görüyoruz.

RCO015.jpg

Bu andan daha öncesine Sam’in parçayı teslim ettiği ana gittiğimizde Scott’ın Bucky ile küçülüp Kobik’in içine doğru gittiklerini görüyoruz. Scott’ın da söylediği gibi yolun yarısından sonra Bucky’nin tek başına ilerlediğini görüyoruz.

Olan biteni daha iyi anlamamız için günler öncesine bakıyoruz. Sam, Bucky, Tony ve Clint bu plan üzerine konuşuyorlar. Fikrin sahibi Bucky küpün aslında Kobik olduğunu ve yine de küçük korkmuş bir kız çocuğu olduğunu söylüyor. Hatta çok güçlü ve gerçek Steve’in hafızasına sahip bir kız. Eğer her ikisi de oradaysa Bucky onlara ulaşabileceğini söylüyor.

RCO017 (1).jpg

Ve böylece Kobik’in zihnine geçiyoruz. Steve korkutup kaçırdığı Kobik’i saklanmış şekilde buluyor. Dehşete kapılmış olduğu her halinden belli olan Kobik korkunç Hydra’dan burada saklanabileceklerini anlatıyor. Steve ise bunun hiçbir şekilde işe yaramayacağını tek çaresinin ayağa kalkıp savaşmak olduğunu, isterse de ona bu konuda yardım edebileceğini söylüyor. İşte tam bu sırada adının çağrıldığını duyuyor Steve. Ve karşımızda bir taraftan 2.Dünya Savaşı’ndan görüntülerin de eşlik ettiği bir şekilde Bucky’i onlara doğru el uzatırken görüyoruz.

RCO021_w.jpg

Bu duygu yüklü sahneler yerini bu sefer öfke dolu Captain America sahnelerine bırakıyor. Bucky’e sinirle bağırırken bu sefer ortaya Kobik çıkıyor. Cap’in inşa ettiği bütün dünyayı bir anda eski haline dönüştüren Kobik yanında her şeyin kaderini belirleyecek kişiyi, herkesin önünde duracak şampiyonu Captain America’yı getiriyor.

RCO023.jpg

Hydra Supreme Leader’i Captain America ve Avengers şampiyonu Captain America karşı karşıya. Sahneyi hayal edebiliyor musunuz? Ufak karşılama sözleri, suçlamaların ardından kalkanlar kalkıyor ve bir insana ait ruh ile kalp savaşmaya başlıyor. Aynı savaş hamlelerine, aynı yenilmez dirence sahip mükemmel bir karşılaşma. Bütün dünyanın izlediği sonu hiç gelmeyecekmiş hissi veren bir karşılaşma. Şampiyonumuzun mücadelesi herkese böyle bir kötülük karşında ne yapabileceğimizi hatırlatıyor. Ayağa kalkarsınız ve savaşırsınız. Sonra tekrar ayağa kalkar ve tekrar savaşırsınız. Ta ki artık ayağa kalkamayana dek.

RCO026.jpg

Artık kalkamayana kadar savaşan iki Steve de yakınlarındaki Thor’un çekicini görürler. Hydra’nın kandırmasıyla çekici en güçlünün kaldıracağına inanmış Supreme Leader çekice doğru hamle yapar fakat yerinden bir gram bile oynatamaz. Gerçeği kendi gözleriyle de görmenin şaşkınlığı, hüznü ve hırsını yaşarken onu en çok hak edenin kaldırabileceğini yazan doğru çekici Steve kaldırır ve Hydra Cap’ine saldırır. Böylece Supreme Leader bir daha kalkamayacak şekilde yenilir.

RCO031.jpg

Tony’e, diğerlerine özür dilemek üzereyken Tony her şeyi bildiklerini, geri dönmesine sevindiklerini söyler. Bu sırada Sam kalkanı asıl sahibine teslim ederken Cap de çekici sahibi Jane Foster’a fırlatır.

Savaş kazanılmış, imkansız olan umudun sayesinde başarılmıştır. Burada devreye Kobik girer ve yanlış yaptığı her şeyi düzeltmek üzere işe koyulur. El konulan ve değiştirilen geçmişi düzeltir fakat yaraları ve hasarları bir hatırlatıcı olarak aynı şekilde bırakır. Aynı şeyleri bir daha yaşamamak için bir hatırlatıcı. Ve gelecek için, ayakta kalanlar için bir hediye bırakır: bir ufuk noktası.

RCO034 (1).jpg

Son söz olarak hikaye bize haftalar sonra yaşananları gösterir. Hayat normale dönmüş, yıkılanlar yeniden inşa edilmiş ve yasını tutamadıklarımızı son yolculuklarına uğurlamışızdır. İçten içe bildiğimiz şey ise her şeyin eskisi gibi olmadığıdır.

RCO036.jpg

En sonunda hazırlık sayısının başında gördüğümüz Brian ve Jason kardeşleri tekrar birbirlerine kavuşurken görürüz. Herşey eskisi gibi görünse de biliriz ki sona yaklaştığımız o saatler her zaman kulaklarımıza fısıldayacak ve muhtemelen bu hikayenin sonu olmayacak. Tekrar savaşıp tekrar kaybedeceğiz fakat hiçbir zaman umudu kaybetmeyeceğiz.

Gördüğünüz gibi Secret Empire finali yoğun dolu dolu bir sayı ile yaptı. Tam bir sıralamaya koymadım fakat yayınlanan tam 11 sayıdan kesinlikle ilk 3’e girecek bir sayıydı. Benim için en büyük özelliği okuyucuyu içine çekme yeteneğiydi. Bu sayıya kendimi o kadar çok yerleştirdim ki sanki Sam küpü verirken Tony’nin arkasında dikiliyor ya da bütün o insanlar gibi televizyondan Cap’lerin çarpışmasını izliyordum. Hatta en sondaki bütün kahramanların dikildiği sahnede benim de göğsüm dik başım yukarıda geleceği temsil eden ileriye doğru baktığımı söyleyebilirim. İşte bu yüzden Secret Empire #10 çok iyi bir sayıydı.

Sindire sindire gidersek, çakma Tony zırhlı Cap ve yaptığı konuşma ne kadar kötü olsan da bir yerlerinde Steve var dedirtecek cinstendi. Sayının bütün çizimleri çok iyiydi fakat bazı yerleri sırası geldiğinde özellikle belirteceğim. Burada da bütün Avengers’ın hatta X-Men’in Captain’a saldırdığı sahne çok iyi gösterilmişti. Kalkanın ardında çaresiz savrulan pençeler yumruklar sizi yavaş yavaş içine çeken sayının ilk adımlarıydı.

11.jpg

Tanrının gücüyle yere vurulan bir yumruğun hepsini dağıtması abartılı ama son sayı için uygun bulunabilecek bir hamleydi. Dünya’yı yeniden inşa edip sonrada çizdiği resme gururla bakan Steve yüzümde ufak bir tebessüm ile neden Steve’i sevdiğimi hatırlattı bana. Steve’in o her şeyi mükemmel yapma çabası ve durup bununla da bir baba edasıyla gurur duyma huyu tam bir yüzbaşı olduğunu gösteriyor bana. Kötü hali bile aynı havalarda. Zaten Secret Empire’da en sevdiğim şeylerden biri buydu. Hydra lideri bir Cap ama hala Steve. Bunu event bize ara ara çok güzel gösterdi. Bu sahne de onlardan biri bence.

RCO011 (1).jpg

Gerçekliğe döndüğüm sahne, Sam’in küpü verdiği sahne oldu. Burada artık tüm sayılarda alışmış olduğum ‘bakalım şimdi ne olacak?’ dedim yeniden. Gerçi bütün okuyucular öyle düşünmüştür, zira son sayı ve artık bir şeylerin olmasını bekliyoruz. Çizime saygı belirtme anı geldi: yine Cap’in Thanos ile karşı karşıya durduğu sahneyi buraya yerleştirmek harika bir gönderme.

RCO012 (1).jpg

Derken Bucky’nin geldiğini gördük. Burada klasik fakat benim sevdiğim bir anlatım yöntemi olan daha da öncesi gitmeyi, yani geriye doğru anlatımı kullanmışlar. Bucky’nin Kobik’e inanacak kadar güvenmesi, pek de beklediğim bir şey değildi ama sonrasında yapacakları sahneler ile bu kısmı sevmiş oldum.

İlk sayının sonunda gördüğüm Steve’in bu tarafa geri dönüşünü 9 sayıdır bekliyorduk fakat nasıl gerçekleşeceği konusunda benim çok fazla tahminim olmuştu. Okumuşsanız diğer incelemeleri birkaç yerde bu şekilde geri dönecek Steve demiştim. Hikaye şaşırtmadı bizi son sayıda Steve’i kurtardı fakat bunu yapış şekli çok tatmin ediciydi. Bucky’nin uzattığı el ile tıpkı yıllar öncesinde Steve’in uzattığı gibi onu diğer tarafa çekmesi Bucky ve Steve’in hak ettiği bir olaydı. Çok yakıştı ikisine ve bunu çizdikleri sahne; o ulvi hava veren çizimle uçak, Bucky’nin düşmesi, o zaman olmamıştı fakat burada tutabilmesinin resmedilişi benim için bu sayının en güzel anlarından biriydi.

00.jpg

Ve büyük karşılaşma: Captain America vs. Captain America. İlk sayıda neden Cap kötü olmak zorunda diye isyan etmiştim bir Team Cap olarak. Fakat ona yazılmış bu son biz hayranların kesinlikle gönlünü aldı. Cap’i yine kendisini yendi. Bu aslında yine beklenen bir şeydi diğer Steve’i gördüğümüzden beri. Benim hayran kaldığım nokta bunu gösterme tarzları. Çok bariz olan bir olayı mükemmele taşımaları tamamen yazdıkları senaryoya, diyaloglara, çizimlere bağlıydı. Ve bunu tüm içtenliğimle söylüyorum; kesinlikle başardınız Nick Spencer ve tüm çizerler. Birbirlerine baktıkları anlar, söyledikleri sözler çok iyi hazırlanmış. Asıl sonrasında gelen savaş. Birbirlerine yaptıkları hamleler bu sırada geçen arka anlatımla çok uymuş. Kalkanın bile sanki o da hangi tarafa ait olduğunu anlamamış gibi bir o elden bir diğerine geçişi sırasıyla yapılan hamlelere karşı ikisinin de devrilmemesini izlemek müthişti. En sonunda ikisi de artık kalkamazken doğruyu Thor’un çekici belirledi. Burası kendisinin yanlış olduğuna hiçbir şekilde inanmayacak olan Supreme Leader için akıllıca yapılmış bence. Sadece ben kahramanların özelliklerinin onlarda kalmasını seven biriyim, bu yüzden çekici başka birinin de kaldırmasını çok sevemedim. Ama günümüz çizgi roman hikayelerinde artık böyle şeyler aşılmaya başladı o yüzden eleştirmek haksızlık olur. Ben geri kafalı halimle buraya takılmayıp devam ediyorum.

RCO030.jpg

Sonrasında yine arka anlatımla okuması çok zevkli Kobik’in her şeyi düzeltmesini gördük. Burada çok şaşırdım, kayıpları ders olması adına aynı şekilde bıraktılar. Gerçek anlamda Natasha Romanov öldü demek bu. Gerçi hala şu Generations hikayelerinde bekliyorum ben kendisini ama bu şekilde Secret Empire etkileyici oldu orası ayrı. Anlatımı burada sevdim demiştim değil mi? Çünkü tekrar o kahramanları dimdik görüp kenarda da “Earth’s Mightiest Heroes” u okumak çok güzeldi. Burada bizlere kapak resmi veren çizere de teşekkür etmek lazım.

RCO035.jpg

Son söz olarak her şeyin düzeldiği gösterirken Natasha’nın cenazesinden görüntü duygulandırmadı desem yalan olur. Secret Empire başladığı gibi McAllister kardeşler ile bitti. Eski günlerin geri gelmesinin yanında, yine aynı şeyleri göreceğimizin, hatta her zaman göreceğimizin mesajı da verildi. Ama her daim aynı kalacak şey, serinin her yerinde kokusunu alabileceğimiz inanç.

RCO039 (1).jpg

CADDE NOTU: 7,5/10

Bu uzun yolculukta Secret Empire bana kesinlike güzel saatler yaşattı, son vuruşunu da iyi yaptı. Şimdi tıpkı kahramanlar gibi biz de yeni hikayelere doğru yol alacağız. O zaman tekrar görüşmek üzere.

İnceleme: Secret Empire #9

Bugünlerde hakkında ufak bilgiler duyduğumuz Legacy gibi yeni hikayelere doğru yola çıkan Marvel, 2017 yılındaki en büyük eventini de yavaş yavaş sonlandırmaya hazırlanıyor. Sondan bir önceki sayı olan Secret Empire #9 geçtiğimiz gün yayınlandı. Geçen sayıda gördüğümüz ihanet, entrika ve uzlaşma sahnelerinin önüne geçen aksiyon kısmı bu sayıda kendini iyice göstermiş. Okuduktan sonra aklımda Secret Empire #9 ile kalan en net bilgi bu oldu. Avengers’ı topladıktan sonra Hydra kuvvetleri ile sağlam savaşlar gördüğümüz 9. sayıya gelin yakından bakalım.

HİKAYE

Kobik ile bitirmiştik, Kobik ile de bu sayıyı açıyoruz. Her şeyin sebebi olduğunun farkında olan Kobik üzgün olduğunu gözyaşları ile söylerken Steve’e de olanları hatırlaması için yardım ediyor.

RCO003_w

Washington D.C.’de beyaz saray üstüne yerleştiği gemisinde Supreme Leader’ın yanına Baron Zemo esiri Black Panther ile birlikte geliyor. Zola çoktan küp parçasını aldığı için Zemo T’challa’yı öldürmeyi teklif ediyor. Steve bunu bütün dünyanın izleyeceği şekilde yapacaklarını söylüyor. Helmut’a uyuyan orduyu uyandırmanın zamanı geldiğini söylerken New Tian’ın delegeleri gemiye geliyor.

RCO009.jpg

New Tian delegelerinin de gecikmesine sebep olan savaşta Hydra askerleri ve Marvel kahramanları kıyasıya savaşıyor. Son savaş diye anlatılan bu savaşta Captain America önderliğinde kahramanlar havada ve yerde Hydra Deathnoughts’ları ile karşılaşıyor. Sayı olarak üstün olan Hydra’nın bütün o kahramanlarımıza karşı diğer bir avantajı da elinde tuttuğu Avengers.

RCO011

New Tian delegesi Emma Frost ile Captain America’ya geçtiğimizde burada soğuk rüzgarlar esiyor. Steve Emma’yı küp parçasını vermediği için suçlarken artık iyi niyet göstermeyeceğini bildiriyor. Mutantları bir tehdit olarak gördüğünü bu yüzden kendilerine katılmadıkları takdirde karşına alacağını söylerken, Emma Magneto’nun dışarıdan yaptığı yardım ile diz çökmeyeceğini ilan ediyor. Saldırıdan kaçarken Arnim Zola eksik küp parçası olmadan da ellerindekini geliştirdikleri bir planı olduğunu söylüyor.

RCO013 (1)

Ve bundan sonrası savaş görntüleri başlıyor. Yaşlı Logan ve Storm önderliğinde Mutantlar, Defenders, Hawkeye ve daha niceleri ölümüne mücadele verirken onları izleyen Thor şimşeklerinin gürültüsüne “Yeter artık!!!” diye bağırarak katılıyor.

RCO017.jpg

Champions’u tutan Taskmaster ve Black Ant yaptıkları işin amacını sorgularken Steve’in onları paralı asker olarak tuttuklarını öğreniyoruz. Paranın olduğu yerde sadakat olmadığını kanıtlayan Taskmaster ve Black Ant Champions’u serbest bırakıyorlar. Şartları ise Avengers’a bunu yaptıklarını söylemeleri. Ve işte böylece tüm ekipler tekrar bir araya geliyor. Viv Vision karşı taraftaki babası Vision’a ulaşmakla kalmayıp onu etkileyen virüsü de kapatmaya çalışıyor.

Kendinde olmayan Wanda’yı Dr.Strange’in çağrısıyla gelen Jane Foster durduruyor. Jane kafası karışmış halde ne olduğunu anlamaya çalışırken Sam onu güvenli bir yere götürmek üzere alıyor. Strange ise hem onu kurtarmak hem de savaşa yardım etmek için Wanda’nın üzerine gidiyor.

RCO022.jpg

Zemo esiri T’Challa’ya uyuyan ordularını tanıtırken onların nasıl uysal birer savaşçı olduklarından bahsediyor. Tam bu sırada Bucky Barnes tekmesiyle Zemo’nun üstüne iniyor. Bucky’i kolundan vurup üstünlük sağlayan Zemo’yu Black Panther kelepçeleri ile boğarak durduruyor. Bucky Zemo ile ilgilenirken T’Challa Steven’in peşinden gidiyor.

Doctor Faustus ise Ajan Carter’ı eğitimleri ile Hydra kontrolüne almış görünüyor.Sharon Hail Hydra selamından sonra çay servisinde bulunduğu Doctor Faustus’u zehirlenirken görüyoruz. Faustus’un üstünde kullandığı ses tonuna bağışıklık edinen Carter eskiden tanıdığı Steve sayesinde bilgisayar şifresini girebiliyor ve bütün savaş uçaklarını düşürüyor.

RCO027.jpg

Arnim Zola Stark teknolojisini geliştirip kozmik küpü gerçek bir silaha çevirdiğini anlattıktan sonra küpü Steve’in üstünde kullanıyor. Bütün bunları biz de Black Panther ile gizlice izliyoruz.

RCO028

Kobik sayesinde kim olduğunu, neler yaşadığını, arkadaşlarını, düşmanlarını, sevdiklerini hatırlayan Steve hala nerede olduğunu çözemezken Kobik ona değişen gerçekliğini de gösteriyor. Böylece biz de anlıyoruz ki bulundukları yer aslında Kobik’in zihni. Kobik’e aynı şekilde onu geri gönderebileceğini söylerken Kobik Red Skull’un korkusuyla da kaçıyor.

RCO032 (1).jpg

Kahramanlarımız büyük bir birlik ve umutlar içinde biraz da zevk alarak Hdyra karşı durdukları zaman Black Panther “Kaçın” bağırışlarıyla aralarına katılıyor. Anlatıcı gibi biz de görüyoruz ki her ne kadar Steve’in ordularını, müttefiklerini yensek de henüz kendisini yenemedik!

RCO036_w (1).jpg

İNCELEME

Son yazıda demiştim bu sefer işler kızışıyor diye. Gördünüz, gerçekten kızıştı. Daha fazla savaşların, yumrukların yanında bu sayıda tarafların kartlarını tam çektiklerini gördük. Avengers ekibi tam olarak bir araya gelmesine karşın artık bedenen de farklı bir Captain America karşımızda.

Kobik’in çocuksu üzüntüsünü ve pişmanlığını artık bir şeyleri çözmeye başlayan Steve ile birlikte gördüğümüz sayfalar benim okumaktan zevk aldığım sayfalardan. Bütün o aksiyon, dramın yanında artık biliyoruz Kobik’in zihninde geçen sahneler tüm hikaye boyunca güzel bir nefes almaydı bana göre. Kobik her ne kadar kaçsa da bir dahaki sayı muhtemelen buradaki Steve’in geri dönüşünü göreceğiz. Umarım artık görürüz.

RCO029.jpg

Steve artık kılıçlarını sonuna kadar çekti. İyi niyetin tamamen bittiğini kendisi de belirtirken, Black Panther için verdiği ölüm emri ve New Tian’ı karşısına alması da dediğini kanıtlayan kararlarıydı. Burada her ne kadar T’Challa’yı öldürme fikrinden dolayı ona kızsam da onun gözünden baktığımızda çok doğru bir hamle. T’Challa yaşadığı sürece Wakanda onun için hep bir tehdit olacaktı. Steve’in bu konuda yanlışı T’Challa’yı hafife almak oldu. Bucky olmasa bile Black Panther’in Zemo’nun elinden kurtulabileceği bariz bir şey bence.

Bütün Avengers’ın ve diğer Marvel kahramanlarının bir araya gelmesi ve verdikleri savaş çizimler sayesinde tam bir seyir zevki sayfalardı. Steve’in Avengers’ının da yavaş yavaş elden gittiğini gördük bu sayıda.  En çok Thor’un isyan etmesine sevindim. Aklı başında olduğu halde Steve’e hizmet eden bir tek oydu. Her ne kadar aşkı uğruna yapsa da bunları olanları düşünürsek bir tek sevgiliyi aşan bir boyuta geldi bu savaş.

1RCO017.jpg

Emma’nın kararlığı ve Magneto’nun desteği çok hoşuma giden bir sahne oldu. Burası yine Steve’in yaptığı bir hataydı. Magneto’yla ne kadar anlaşma yaparsan yap konu mutantların hayatı olduğunda karşı tarafta olduğunu bilmen lazımda. Sanırım yaşana kayıplar, onca savaş Steve’in bu event boyunca en sevdiğim özelliğini yok etmiş. Rakiplerinden bir adım önde olmasına alışkın olduğumuz Steve 9.sayı itibariyle artık plansız hırsıyla ardını düşünmeden hareket eden bir lider haline geldi.

1RCO013 (1).jpg

Uyuyan Ordu bir sonraki sayıda Cap’in yanındaki kuvvet olacak muhtemelen. Avengers’ın da gittiğini düşünürsek, Hydra askerleri hariç Steve’in elinde bir tek bu kaldı. Farklı güçler görmek açısından ben bu kısmı merak ediyorum.

RCO023_w.jpg

Bucky ve T’Challa’yı beraber görmek, aklıma gelmeyen ama hoşuma giden bir sürpriz oldu. Tabi ki Steve-Bucky karşılaşması için hissettiğim heyecan çok daha başka bir seviyede. Gelecek sayı, umarım bana böyle bir sahne verirsin.

Sharon, ne kadar sağlam bir ajan olduğunu göstermeye devam ediyor. Burada belirtmeliyim Steve’in şifresini doğru bilmesi, Cap’in hala o şifreyi kullanıyor olması çok hoş bir ayrıntı olmuş.

RCO034.jpg

Secret Empire’a dair en sevmediğim şeyi hikaye yeniden yapmış. 9 sayı boyunca “Tekrar birleşmiştik, yine ayağa kalktık, son bir umutla karşılarında durduk.” gibi sözler okumaktan bıktım. Evet, hikayede hep yenilen taraf olacağız ki Steve’in ne kadar kötüye gittiğini görebilelim. Ama gerçekten her seferinde böyle sözlere gerek var mı? Benim için bir yerden sonra tamamen inandırıcılığını yitirmek ile birlikte “Eee tamam hadi daha kötüsü ne söyle” moduna girmeme neden oldu. Muhtemelen 10. sayının bir yerlerinde de bunu göreceğiz ama son sayı olacağı için belki bu sefer gerçekten ayağa kalkarız.

CADDE NOTU: 7/10

İnceleme: Secret Empire #8

Adım adım sona yaklaştığımız Secret Empire’da işlerin nasıl ciddi ve kötü bir hal aldığını geçen sayıda görmüştük. Aradan geçen zamanı düşündüğümüzde unutmuş olabilirsiniz bu yüzden bir önceki inceleme Secret Empire #7 ‘yi  buraya bırakıyorum. Yeni katılanlarımız için serinin diğer incelemeleri de burada mevcut: Secret Empire #0-#5 ve Secret Empire #6. Geçen sayıya göre aksiyon seviyesi artmış, hüzün sahneleri azalmış bir sayıydı. Yine de çok önemli olayların gerçekleştiği Secret Empire #8’e gelin daha yakından bakalım.

HİKAYE

Hikayeye geçen sefer suya düşüp boğulmakta olan Steve Rogers ile başlıyoruz. Yine hayattan kopmak üzereyken yüzeyde gördüğü bir ışık ile hayata, yaşama tutunuyor. 2 seferdir “umut” olarak karşımıza çıkan bu kızın gizemini sayının sonunda çözüyor olacağız.

Nevada’da Giant-Man ve Rayshaun Lucas önceki bir sayıda lafı geçen zaman kapsülü fikrini gerçekleştiriyorlar. Sam’in kaydettiği bir video kalkanın kapanmasından ve Darkforce’e girmeden önceki zamanda gömülmüş olacak. Zamanı gelince açığa çıkacak olan kapsül  Darkforce’daki kahramanlarımıza ve Alpha Flight One’a mesaj göndermiş olacak.

04

Derken New York ve Alpha Flight Station’da Captain America Sam Wilson’ın mesajı her yerden yankılanır. Sam Inhuman’ları tutuldukları yerden kurtardıklarını ve son küp parçasını aldıklarını söyler. Bu parçayla onları kalkandan ve Darkforce’dan çıkarabileceklerini ama onun da buradaki kahramanların gücüne ihtiyacı olduğunu açıklar.

06

Helikopter iniş sahasında kanatları ile Cap Sam’i görüyoruz. Elinde küp parçası ile uçabileceği en yüksek noktaya çıkıp Darkforce ve kalkan arasında durması ve küpü hapis olanları çıkarmak için kullanması gerekiyor. Cap şans dilekleri eşliğinde Hydra uçaklarına doğru havalanır.

Uzayda Captain Marvel tekrar ümitlenip ekibine emir verirken Star-Lord ve Rocket Raccoon gelir. Galakside hiçbir yerden yardım alamadıklarını önceki sayılarda görmüştük. Rocket bu sefer başka bir fikri vardır. Elinde bir yerlerden çaldığı  bomba protipi vardır. Bombayı kalkana götürecek olan teslimat sistemi maalesef üstünde durdukları gemidir.

Mesaj New York’da pek etkili olmamıştır. Çünkü şimdiye kadar her şeyi denemişler. Dr.Strange kütüphane araştırmasından bir sonuçla dönmüştür fakat yapacağı büyü için Cloak ve Dagger’a ihtiyacı vardır.

16

Sam ise arkasında Hydra uçakları ile uçmayı sürdürür. Bütün kahramanlar tekrar umutla ayağa kalkmış iken Sam vurulur ve düşmeye başlar. Aynı şekilde Darkforce’da da işler yolunda gitmez. Cloak, Dagger ve Dr.Strange’in büyüsü hiçbir işe yaramaz.

17

Bir kanadı bombalarla yüklenen gemi bekleyişler ve dilekler eşliğinde kalkana çarpar. Büyük patlama gerçekleşir fakat kalkan dayanmaya devam eder. Sam’in düşmesi, büyünün işe yaramaması, kalkanın hala sapasağlam durması… Kahramanlarımız bir kez daha yenilmiştir. Çoğu son şanslarını tükettiklerini düşünürken mucizevi bir şey gerçekleşir: Carol’ın tek ümidi Quasar uykusundan uyanır. Bir taraftan da Sam yukarı soğuk suların dışına doğru yüzmeye başlar.

Quasar komadan kalkar kalkmaz kalkanı düşürmek üzere uzaya çıkar. Tüm gücüyle saldırması sonucu Avril kalkana hasar verip yıkmayı başarır. Kalkanın kalkmasıyla Chitauri yumurtalarının bulunduğu koordinatlara doğru ilerleyen Carol burayı havaya uçurur.

25

Iron Man ve Hawkeye hapis olan Inhumans’ları kurtarırken MAria Hill Blackout Bob’un tutulduğu yere gider. Burada görürüz ki New York’a yaptıklarına kendisi de anlam veremez. Çocuklarını ve eşini alan Hydra Bob’a bunları zorla yaptırmıştır. Ayrıca Bob’un akıl sağlığında da sorunlar vardır. Maria kahramanların onları kurtaracağını söylerken kendisinin de bir görevi olduğunu söyler ve Blackout’un kafasına bir tane sıkar. Bunun sonucunda New York tekrar güneşi görmüştür.

29

Elindeki küp parçası Cap’in yarasını iyileştirirken Ultimates, Alpha Flight, The Guardians ve New York kahramanları savaşmak için bir araya gelir. Iron Man bunun tam zamanında gerçekleştiğini çünkü Wakanda’daki küp parçasını Hydra’nın ele geçirdiğini söyler. Ellerindeki tek parça diğerlerine karşı yeterli olmayacaktır. Bu konuda yardım için Namor gelir. Yaptığı ihanet hatırlatılan Namor küstah bir tavırla asıl olayı anlamadıklarını söyler. Küpü Hydra’ya teslim etmek oyunun bir parçasıdır. Bunun haricinde yanında bir de misafir getirmiştir: Winter Soldier.

33

Böylece bütün kahramanlarımız birleşerek Wakanda’nın kralını yenip esir alan Hydra’ya doğru savaşmaya ilerler.

33

Başta gördüğümüz sahneyi son sayfalarda tamamlarız. Kızın peşinde koşup onu bulan Steve kızın Sharon olduğu görür ve birkaç anı hatırlar. Tam Sharon’a dokunacakken Sharon kaybolur. Bu sırada küçük bir kız ağlamaklı bir ses ile “O gitti. Hepsi gitti. Burada yalnız kaldık.” der. Sesin geldiği tarafta gözyaşları içinde Kobik’i görürüz.

37

İNCELEME

Gördüğünüz gibi sayılar ilerledikçe bir şeyler artık sonuçlanıyor. Sonunda tarafların daha doğrusu bizim tarafın bir araya geldiği bir sayı oldu. Hazırlık sayısından beri uzayda ve karanlıkta hapis olan kahramanlarımız kurtuldu. Aynı şekilde Inhumans da tutulduğu hapisten kurtarıldı. Artık kahramanların sahaya geri dönmesiyle kaliteli ve büyük karşılaşmalar göreceğimizin kanaatindeyim.

341

Sayıyı baştan değerlendirmek gerekirse öncelikle söylemeliyim zaman kapsülü olayı çok hızlı geçti. Kapsülü geçmişe gönderdiler, zamanı gelince de açıldı ve kayıt devreye girdi. Kayıtın o şekilde dev ekranlardan Hydra yönetimindeki ülkede nasıl verildiği soru işareti olarak kaldı. Çok dert edilecek bir yer değil ama Secret Empire gibi kailteli bulduğum bir hikayede burayı görmek isterdim. Sanırım sona doğru biraz acele ediyorlar.

Sam’in yaptığı plan bence baştan kusurluydu. Elinde küp parçasıyla hiçbir Hydra hava saldırısına takılmadan çıkacağını düşünmek acemilerin yapacağı bir hata. Bence burada yazarların amacı farklıydı. Alpha Flight’ı ve New York’da Dr.Strange’i başarısız yapmalarının altında da aynı amaç yatıyor. 8 hikaye boyunca arka anlatımda “Umudumuzu kaybettik.” , “Artık her şey bitmişti, yenilmiştik.” gibi acıtasyon içeren cümleler çok kullanıldı. Bence buradaki durum da yine böyle bir sahne yaratmaktı. Ama artık sıktığını söylemek zorundayım. Bu kadar çok kullanıp hepsinin sonunda da bir şekilde çevirince inandırıcılığını yitirdi. Ben okurken şimdi yeni bir “umut” gelir ve hepsini kurtaracak bir yol bulur diye içimden geçirdim.

Secret Empire 8 sayıda güzel sahneler, iyi hamleler, sağlam karşılaşmalar gösterse de Marvel’ın kahraman kaybı konusundaki korkaklığı bütün büyüyü bozmaya başladı. Tek kaybımız Black Widow oldu. Açıkcası bunları gördükten sonra soruyorum, zavallı Natasha’ın günahı neydi?

23.jpg

Quasar’un saldırısıyla anladık ki Carol boşuna aekadaşının kalkmasını beklemiyormuş. O kadar kahramana, güce sahip olan ekibin yapamadığını komadan kalkar kalkmaz yaptı. Helal sana Avril!!!

Bütün bu kurtuluşlar içinde en beğendiğim Darkforce’dan çıkış oldu. Natasha’dan sonra yapılması gereken pis işler görevi Maria Hill’e düştü. Blackout’u hem de yaptıklarından bir habersiz  masum Bob’u öldürmek zor ama yapılması gereken bir şeydi. Bu kısım konuşmalar ve infazı gerçekleştiren kişi bakımında doğru ve güzel olmuş bence.

27

Namor’un bahsettiği oyun umarız gerçekten iyi bir plandır. Hydra’yı ve Cap’i küçümseyerek yapılmış bir plan olursa küp parçası boşu boşuna elden gitmiş olacak. Fakat Bucky’nin geri dönmüş olması sevindirici. Eski dostlar geri döndükçe bizim lehimize de güzel şeyler olmaya başladı sonuçta. Her ne kadar Steve’in geçmişi değiştirilse de Bucky’e olan düşkünlüğünü biliyoruz. Belki bu bir noktada işimize yarar, kim bilir?

Kurtardığı kızın Sharon çıkması önceden aklıma gelmese de düşününce mantıklı. Çünkü öncesinde de Bucky ve Sam ile karşılaşıp yol arkadaşı olmuştu. Tıpkı onlar gibi Sharon’ı da kaybetmişken Kobik’in gelmesi artık yolun sonunda olduğumuzu gösterdi. Kobik’i o şekilde görünce ne yalan söyleyeyim üzüldüm. Her şey onun yüzünden olsa da baktığımızda o da bir kurban aslında. Yanlış ellerde kandırılmış küçük bir kız çocuğu.

36

Sona yaklaşmaları nedeniyle hızlandırdıkları bir sayı olan Secret Empire #8’i çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Secret Empire’ı başta sevmemin en büyük sebebi her şeyi en ufak ayrıntısı ile ince ince işlemesiydi. Bu sayıda birden gelişenler olaylar seriye yakışmadı bence. Tabi karanlıkta ve kalkanda hapis kalma olayını gereksiz uzun bulanlar varsa aranızda sizi sevindirecek bir sayı olmuştur. İyi tarafından bakarsam bütün kahramanlarımız artık oyunda.

CADDE NOTU: 8/10

Her sayının sonunda dile getiriyorum bunu ama bu sefer doğru yerde söyleyeceğim sanırım: Artık işler kızıştı. Steve’in Kobik sayesinde geri dönecek olması, Black Panther’i kurtarmak ve küp parçalarını artık kullanmak üzere kahramanlarımızın Hydra’ya doğru ilerlemesi derken anlıyoruz ki bizi dolu dolu bir 9. sayı bekliyor.

Secret Empire #9 23 Ağustos’ta çıkacak. İncelemesi ise her zaman olduğu gibi Fantastik Cadde’de sizleri bekliyor olacak. Secret Empire #9’da görüşmek üzere!

40

 

 

 

İnceleme: Secret Empire #7

Secret Empire’ı incelediğimiz yazı dizisine 7. sayıyla devam ediyoruz. Maceraya yeni katılıyorsanız önceki incelemelere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Şimdi acı bir kayıpla bizleri şoke eden 7. sayıya bakalım.

HİKAYE

Sayı #3’den beri uğramadığımız uzayda hapsolan Alpha Flight One ile başlıyor. Ekibimizi en son diğer dünyalardan diledikleri yardım çağrılarına cevap bulamazken bırakmıştık. Anlatımla başlayan kısımda anlıyoruz ki Chitauri ordusunun hasarı giderek artmış, teknikerler üzerinde çalışırken ordunun başlangıcı olan kraliçenin yumurtasının yeri bulunmuş. Mürettebat umutsuz konuşurken Carol onları durduruyor. Kalkan kapanmış olsa da görevini yerine getireceğini söylüyor. Sonra hala uyanmayan Quasar’ın yanına gidiyor. Burada vicdan hesaplaşması yapan Carol gemisinde acı çeken bütün ekibi için kendini sorumlu tutuyor. Kendisini suçlama sebebi kahraman, mükemmel insan olmaya çalışırken Steve Rogers’ın planında çok kolay aşılan bir engel olması. Bütün bu olanları düzeltmesi için ona ihtiyacı olduğunu söylüyor.

RCO005_w5

Buradan Red Skull’un elinde işkence gören Steve Rogers’a uğrayıp geçiyoruz. Bu sahne sayının sonunda devam edecek. Oraya gelmeden bizim dünyamızdaki Steve’in yanına geliyoruz. Patlamadan sağ kurtulan Cap halka arz için çağrılıyor. Haberlerde internet ve medyada kısıtlamaların geldiğini, sokağa çıkma yasağının uygulamaya girdiğini ve Cap’in liderliği altında yeni Hydra hükümetinin görevlendirildiğini öğreniyoruz.

Bu son kısımdan önceki saatlere, Natasha’nın yanına gidiyoruz. Spider-Man ile birlikte yapacakları şey üzerinde konuşuyorlar. Miles gergin ve kehanetten dolayı insanların onu katil olarak gördüğünü düşünüyor. Bu sırada Nat onu kamyonun arka tarafına unuttuğu şey için gönderirken Miles’ı buraya kilitliyor. Black Widow onun bir katil olmadığını bu işi onsuz da yapabileceği söylüyor. Ekibin kalanına planın değiştiğini, görevlerinin aslında Cap’in elinde esir olarak bulunan hükümet görevlilerini kurtarmak olduğunu açıklıyor.

RCO012

Buradan da daha erken bir vakite gittiğimizde görüyoruz ki Nat kurtardıkları yaşlı adamın yanında. Yaşlı adama o bedenin içine hapsolduğunu orada acı çektiğini bildiği söyleyip, Hydra’nın dışarıdaki kötü müdahalelerini anlatıyor. Bunlarla savaşmak için onun kalkmasına ihtiyacı olduğunu söylerken yaşlı adama Mosaic diye sesleniyor. Ve Mosaic’in yavaş yavaş parlayıp dış bedenini attığını görüyoruz. Plana göre Mosaic Hydra ordularını kendine çevirecek. Oluşan kaos Black Widow’un yapacağı suikasti kolaylaştıracak.

Pozisyonunu alıp silahının başında Cap’i bekleyen Black Widow’u yan duvarına isabet eden bir kurşun durdurur. Kurşunun geldiği yönde Cap’in en güvendiği adamı olan Frank Castle’ı görürüz. Bu durumdan memnun olmayan Frank emirleri gereği Nat ile dövüşmeye başlar.

1RCO016

Hulk’a karşı üretilen kamyonda hapis kalan Miles yangın çıkararak acil durum protokolünü devreye sokmak ister. Protokol bir kelimelik şifre ile korumalıdır. Miles doğru tahminde bulunur ve dışarı çıkar.

Black Widow vs. Punisher karşılaşmasına geri döndüğümüzde ie birbirlerine karşı suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler kurarken bir yandan da müthiş bir dövüş izliyoruz. Punisher Nat’e büyük bir hata yaptığını, Captain America’nın bütün ölenleri küp sayesinde geri getirebileceğini söyler. Natasha tabi ki buna inanmayıp silahın başına geçer fakat hemen ardında Spider-Man haykırışıyla camdan atlar.

 

1RCO020

Kaderinde olanı gerçekleştirmek için Miles, Steve ile karşı karşıya gelir. Tam birbirlerine doğru hamle yaptıklarında Captain America’nın kalkanı araya giren Nat’in boynuna denk gelir ve Black Widow oracıkta Champions’ın şaşkın gözleri, Cap’in pişmanlık dolu bakışları önünde hayatını kaybeder… Elveda kızıl kadın. Unutulmayacaksın…

1RCO022

Nat’in ölümünün hüznü ve hırsı ile saldıraya geçen Miles Cap’in kırılmaz kalkanını parçalar, ardı ardına yumruk darbeleriyle Cap’i yere serer. Kehanetteki sahneyi gördükten sonra Miles Steve’e yerdeki taş parçasına saplamak için kaldırırmışken Miles’ı Nadia’nın sesi durdurur. Bunu Nat ve Miles’ın bizzat kendisi için yapmaması gerektiğini anlatır. Bugün Nat’in yaptığı her şeyin Miles’ı  Nat’in kendisi ve Nadia gibi birer katil olmaktan uzak tutmak için yaptığını söyler. “Seçim hakkın var Spider-Man, sen bir katil değilsin” diyen Nadia, Miles’ı vazgeçirir.

1RCO025 (1)

Hydra askerleri Supreme Leader’lerini alıp götürürken Steve, Sharon’ı görmek ister. Sharon’a söyledikleri pişmanlık, kararsızlık ve iç hesaplaşma içeriyordur: “Böyle olmaması gerekiyordu. Her şey o kadar yanlış gitti ki. Her durdurmaya çalıştığımda daha da kontrolden çıktı. Kolay olmayacağını, fedakarlıklar yapmam gerektiğini biliyordum fakat şimdi Elisa’yı durduramıyorum. Ve şimdi o… Bucky, Rick, Jack’ten sonra şimdi de Natasha? Hepsini kurtarmak istiyorum, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyorum. Ama hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. Beni birazcık önemsediysen bana yardım eder misin?”. Sharon bu itirafın üstüne Cap’e saldırmaya çalışırken Steve onu durduruyor ve hücresine geri yolluyor. Hydra askerine dönüp yüksek konseye alarm vermesini emredip yeni bir konuşma yapacağını, yarın savaş ilan edeceklerini söylüyor.

1RCO026_w

Red Skull işkencesine dönüyoruz. Steve acılar içinde kıvranırken ilerde ilk başta kurtardığı kızı görüyor. Bu ona cesaret verip Red Skull’un hamlesinden kaçıp saldırıyor ve onunla birlikte uçurumdan suya düşüyor.

1RCO029_w

Arizona’da Hawkeye Nat diye bağırırken artık herkesin üzgün ve umutsuz olduğu görülüyor. Arka plandaki anlatımda hepsinin tekrar inanmasını sağlayacak, onları tutup yerden kaldıracak bir ele, bir Captain America’ya ihtiyaç duyduklarını okurken son sayfada kalkanı ve üniformasıyla Sam Wilson dimdik ayakta duruyor.

1RCO034

İNCELEME

Secret Empire gördüğünüz gibi yine dopdolu bir sayı yayımlamış. İçerdiği ölüm sebebiyle hikayenin en üzücü sayısıydı.

En son 3. sayıda gördüğümüz Alpha Flight One’ı sonunda tekrar gördük. Oradaki durumun ne olduğunu, neler yaptıklarını uzun bir süredir bilmiyorduk. Gerçi bu sayıda da buna dair pek bir şey öğrenemedik fakat çok da bir ilerleme de yok doğrusu. Mürettebatın umutsuzluğu beklenen bir durumken Captain Marvel’ın itirafları benim için şaşırtıcıydı. Açıkcası ben kendine fazla yüklendiğini düşünüyorum. Onun da hakkını verdiği gibi Captain America planı çok iyi hazırladı. Sonuçta kandırılan sadece kendisi değil. Ayrıca kahramancılık oynadığını düşünüyor ama yapması gereken savunmayı yapıyordu bence. Umarım Quasar’ın bir an önce uyandığını görürüz de Carol da tekrar eski haline döner.

RCO005_w

Diğer boyuttaki o kızın umut kelimesiyle yan yana çizilmesi ve sonrasında Steve’in saldırışı sanırım artık eve dönme zamanının geldiğini gösteriyor. O düşüşten artık bu tarafta uyanacağını ümit ediyorum.

Natasha’nın Miles’ı korumak adına yaptığı tam onluk bir hareketti. Kendini katil sınıfına koyan Nat aynı kaderi Miles’a yaşatmak istemedi. Bütün burada geçen olaylar çok da sıcak olmadığım Black Widow’dan hoşlanmamı sağladı. Yaptığı planda bir tek kendini katil durumuna düşürürken bütün genç kahramanları da bundan uzak tuttu. Nat bu kısımda tam bir kahraman oldu bence.

RCO0125

Yaşlı adam gizemi nihayet çözüldü. Mosiac olduğunu öğrendiğimiz bu adam Nat’e planında yardımcı oldu. Mosiac Marvel’ın en yeni kahramanlarından biri. Terrigen’e maruz kalan eski bir basketbol oyuncusu olan Morris zihnini başka farklı konaklara götürebilme yeteneğine sahip.

1RCO014 (1)

Sonunda 4. sayıdan beri beklediğim Black Widow vs. Punisher gerçekleşti. Öncelikle söylemem gerekir buradaki karşılaşma çok karışık olan ama buna rağmen çok da güzel olan bir çizimle anlatılmış. Zaten Secret Empire bütün sayılarında çok özenli çizimlere sahipti ama burası zirveye çıkan birkaç sahneden biriydi.

1RCO018

Konuşmalar eşliğinde geçen kavga beklediğim gibi Black Widow’un galibiyetiyle sonuçlandı. Punisher çok daha iyi bir nişancı olabilir ama dövüş konusunda küçük bir kızken yetiştirilmeye başlayan Natasha’yı geçemeyeceği herkesin kabulüdür bence.

1RCO019

Natasha’nın Miles ve Steve arasına ilerleme çabası diğer yaptıklarının tamamlayıcısı bir görüntü. Dediğim gibi genel olarak Nat’ın bu konuda yaptıkları benim çok hoşuma giden bir hareket oldu. Unutmadan Miles’ın kamyondan çıkmak için söylediği parola bize gösterilmedi. O kelime bilerek merak konusu olarak bırakıldı. Umarım bizi çok bekletmezler bunu açıklamak için.

Black Widow’un ölümü çok sarsıcı ve ani oldu. Seven sevmeyen herkesi etkileyecek bir ölümdü bence. Marvel’ın sonunda büyük bir karakterini öldürebildiğini gördük. Fakat bu eventin sonunda küp parçalarıyla her şeyin eski haline getirileceğini düşünüyorum. Eğer böyle bir şey olursa Marvel yine büyük oynayıp karakter öldürme konusunda çekingen davranmış olacak. Şimdiden ön yargılı davranmayacağım ve bu konudaki eleştirimi dile getirmek için event sonunu bekleyeceğim.

Kehanetteki gibi Miles’ın Cap’i yenmesini Natasha’nın ölümünün üstüne gerçekleştirmeleri çok iyi düşünülmüş. Yoksa normalde Spider-Man’in Cap’i yenebilecek biri olmadığı hepimizin ortak fikridir bence. Burada mantıklı bir açıklama oluşturmuşlar. Cap’in pişmanlığı, söyledikleri okuyucuyu etkileyici bir sahneydi. Sonuçta şurada 9 sayı öncesinde hatta muhtemelen hala içten içe Captain’i seven hayranlarız. Burada gerçekliği değişmiş Cap’in yine de o güçsüz fakat cesur asker Steve Rogers’ı içinde barındırdığını göstermişler. Sharon’un hamlesi artık Cap’ten tamamen ümidini kestiğini ve Nat gibi ölmesi gerektiğini düşündüğü kanıtlayan bir durum. Buranın sonunda Captain America’nın savaş ilan etmesi işler daha da kızıştıracak gibi duruyor. Gerçi bu zamana kadar zaten savaşta yaşanabilecek bombardımanlar, saldırılar, kavgalar gördük. Bu cümleyle bundan daha fazlasını göreceğimizi ima ediyorsa yazarlar, bizi müthiş bir sayı bekliyor demektir.

Sayının sonunda umut olarak yine bir Captain America’nın ortaya çıkması gelecek sayı için beni heyecanlandırdı. Steve olmasa da eski Avengers günlerindeki gibi Captain America-Iron Man birlikteliği özlediğim bir olay. Tabi ki bir Steve- Tony olmayacak ama Secret Empire gibi hiç de korkak hamleler yapmayıp bize her şeyi yaşatabileceğini gösteren bir hikayede buna da razıyız artık.

CADDE NOTU: 7,5/10

Secret Empire #8: 9 Ağustos’ta yayınlanacak.

 

 

 

İnceleme: Secret Empire #6

Secret Empire’ın ilk 5 sayısını incelediğimiz yazıyı hatırlıyorsunuzdur. İsterseniz buradan tekrar o yazıya bakabilirsiniz. Sonunda artık sayıları tek tek inceleyeceğimizi söylemiştik ve işte buradayız. Secret Empire’ın aksiyon ve duygu yüklü 6. sayısı giderek artan heyecanı körüklemeye devam ediyor!

HİKAYE

Sayıya Red Skull’un tuzağına düşen Steve ile başlıyoruz. Burada Red Skull’un başka bir kurbanını alıp götürmesinden başka bir şey görmüyoruz. Sayı içerisinde tekrar buraya döndüğümüzde ise Red Skull Steve’e cehennemde olduklarını söylüyor. Son bir hediyesi olduğunu, onu oradan çıkartabileceğini açıklarken bunun tek yolunun ölüm olduğunu ateşli sopa ile açıkça belli ediyor.

Manhattan’da gittikçe zayıflayan Dagger’ın yanına gidiyoruz. Her ne kadar Claire tıbbi yardım yapmaya devam etsede bunların hiçbirinin işe yaramadığının o da farkında. Nihai sonuç Darkforce’dan kurtulmak üzere herkesin ümidi Dr. Strange’e bağlı. Stephen Strange ise kütüphanede yardımcı olabilecek büyü arayışında.

RCO004

Daredevil kolileri koruyan silahlı adamları alt ettikten sonra eski düşmanı Kingpin’in karşısına çıkıyor. Wilson kolilerdeki konserve yiyecekleri hastaneye götürdüklerini söylediğinde Matt’in kafası karışıyor. Darkforce süresince bu şekilde davranarak ne elde etmeye çalıştığını sorunca Kingpin’in cevabı tam da ondan beklenen şekilde oluyor;

“İnsanlar karanlık zamanlarda onlara kimin yardım ettiğini unutmaz. Ben asla umudumu kaybetmedim. Burası benim şehrim. Bütün bunlar sona erecek ve New York tekrar yükselecek. İşte o zaman onlara kim rehber olacak?”

Red Room’da Wasp ayrılma noktasına geliyor. Suikast ve işkenceler Viper ile ortaklık bardağını taşıran son damla oluyor. Amaçlarından gittikçe uzaklaştıklarını, birer katile dönüşmeye başladıklarını düşünen Nadia’yı Miles ikna ediyor. Nat ile konuşmalarında Nat’ten planlarına veya kaçırdıkları adama dair bilgi alamıyor. En sonunda Miles Nat’e haksız olabileceğini, gerçekten Tony’nin Cap’i kurtarabileceği söyler.

RCO0145

Dağdaki Avengers ekibimiz en son Hydra saldırısına uğramıştı. Buradaki bombalamalara Cap’in konuşması eşliğinde bakıyoruz. Geçmişteki ve şimdi ki Avengers hakkında “Her şey her zaman onlarla ilgiliydi. Onların gücü, ödülü, zaferleri. Gerçeği bütün bunların altına sakladılar. En iyi sen ve ben biliriz değil mi?” şeklinde Dr. Banner ile konuşur. Tam da bu sırada Dağa geçtiğimizde gerçekten de aralarındaki kavgayı görüyoruz. Tony bir hainin olduğu açıklar. Bunun üzerine Mockingbird Pietro’yu, Pietro Mockingbird’ü suçlar. Giant-Man ise Tony’i gerçeği söylemesi için kışkırtır. Tony kozmik küp parçalarını Hydra’nın sinyallerinden takip ettiklerini açıklar. Ekip iyice birbirine düşerken Ant-Man’in şok edici itiraf gelir:

HAİN BENİM!

RCO0215

Cap, Bruce’u Avengers’a karşı doldurmaya çalışırken Hulk’u öldürdükleri zamanı da silah olarak kullanır. Fakat Dr. Banner konuşmaya başladığında Hydra’nın son baktığında kötü olduğunu ve kendisinin de hala bir Avengers olduğunu söyleyip Cap’i reddeder. Cap ise asıl konuştuğu kişinin Dr. Banner olmadığını söylerken Bruce’un yeşil gözlerini görmeye başlarız.

Ant-Man her şeyi Hydra’nın Cassie’yi bulduğu ve öldürecekleri için yaptığı anlatırken Hulk Dağ’ı koruyan bariyeri yıkar. Bu kısımda Bruce’un öldürüldüğü flashback sahneleri günümüz ile birlikte verilir. Hawkeye vicdanı yüzünden hiçbir şey yapmadan Hulk’u beklerken Thing hala savaşmaya kararlı olduğunu gösterir. Mockingbird, Clint’e korudukları insanlar için savaşmaları gerektiği hatırlatır. Giant-Man Hulk’a karşı Ultron-Avengers’ları çalıştırır.

RCO025

Sivillerin tahliyesi yapıldıktan sonra Tony çıkarken Captain America onu durdurur. Burada ikili tekrar karşı karşıya gelirken Steve galip gelir. Cap tam Tony’e kalkanı indirecekken Tony’nin sözleri onu durdurur. Tony zamanında karşı karşıya geldikleri için özür diler. Cap’i hayal kırıklığına uğrattığını bunu bir daha yapmamak için şu an uğraştığını fakat yine başarısız olduğunu söyler. Onu kurtarmak istediğini çünkü kahramanı Captain America gibi olmak istediğini itiraf ederken Madame Hydra Steve’i durdurur. Ve büyük bir patlama gerçekleşir.

Sayının sonunda Black Widow, içki ve gözyaşları eşliğinde haberleri dinler. Saldırıya uğrayan yeraltı güçlerinden kurtulan olmamıştır. Natasha ekibe hazır olmalarını, yarın Captain America’yı öldüreceklerini söyler ve bu heyecan dolu sayı biter!

RCO0385

İNCELEME

Hikayede de gördüğünüz üzere gerçekten çok dolu bir sayıydı. Aksiyonu da duygusu da boldu. Gelin sırayla buraların üstünden geçelim.

Red Skull ile açılan sahneler bize gösteriyor ki Steve’e doğal olarak kızgın. Ama Steve’in hiçbir şey hatırlamıyor olması da yumuşamasına neden oluyor. Söylediği gibi o cehennemden çıkış yolu gerçekten o olabilir. Fakat yine de Red Skull’un bunu Steve’e her türlü acıyı yaşattıktan sonra yapacağını düşünüyorum.

Dr. Strange’i çok kısa geçtiler, muhtemelen sonraki sayılarda daha yakından bakacağız.

Kingpin’in davranışı tam onun tarzı. Wilson Fisk insanları kendine bağlamanın tek yolunun korku olmadığının farkında. Minnet duygusu da sadakati fazlasıyla sağlar. Fisk de bu zor zamanları bu amaç doğrultusunda kullanıyor. Yine ‘çıkar’ yani.

Black Widow’un kendi yetiştiği yerdeki gibi Champions’a davranması bir yerde patlayacaktı. Bu sayıda Nadia ile oldu. Miles’a bile hiçbir şeyi açıklamayıp tam itaat beklemesi onları yanından uzaklaştırırken Miles’ın da fikirlerini değiştirmeye başladı. Sonda ki olay olmasa burada bir kopma görebilirdik. Kurtardıkları yaşlı adamın lafı geçse de yine bir açıklama alamadık. Burası şuan hikayede en merak edilen konulardan biri benim için.

RCO0135

Geldik sayının en güzel kısımları, Dağ sahnelerine. Burası işin aksiyon ve duygu yükünü üstüne alan yer. Cap’in Avengers hakkında konuştukları, Bruce Banner’ın ölümüyle ilgili söyledikleri, Tony’nin itirafları… Hepsi okuması güzel sahnelerdi. Bunun yanında tam da Cap’in anlattığı gibi Avengers’ın içinde yaşanan kavga, Hulk’un saldırısı, Tony ve Cap’in karşı karşıya gelmesi… Bunlar da aksiyon ihtiyacımızı fazlasıyla karşıladı.

RCO036_w5

Scott’ın hain çıkması şaşırttı. Oysa ki Mockingbird’ü kozmik parçayı alırken görmüştük. Mockingbird gizli gizli Maria Hİll ile konuştuğunu söyledi. Burada benim kafam gerçekten çok karıştı. Açıkcası Mockingbird’e de Scott’a da inanmıyorum. Gerçi kızı ellerinde olduğu için böyle bir şey yapması mantıklı fakat sanırım Mockingbird’ün masumluğuna inanasım gelmiyor.

Cap’in Hulk’a hitap edip onu ortaya çıkartması sürpriz bir durumdu. Gerçi Secret Empire okuyucuya Steve’in her daim bir adım önde olacağı fikrini sağlam verdi. Bu yüzden burada da bir şey bekliyorduk aslında. Bruce’un ölüm sahnelerini yeniden görmek, Clint’in vicdan azabı çok etkileyiciydi.

1RCO027_w

Tony’in itirafı sanırım Secret Empire’da şu ana kadar okuduğum en güzel bölümdü. Civil War’dan beri gelen pişmanlığını, gerçekteki hislerini itiraf etmesi benim gibi ikisini artık beraber görmek isteyenleri duygulandıracaktır. Oradaki patlama nasıl gerçekleşti, Elisa Cap’ e “Görüşürüz evladım” derken neyi kastetti soruları bu sayıdan diğer sayıya kalan konular. Bakalım Black Widow’un hedefinde Cap’in olduğu sayıda bizleri neler bekliyor?

CADDE NOTU: 8/10

Secret Empire #7

RCO001

İnceleme: Secret Empire (#0 – #5)

Herkese Merhaba! Marvel’ın bu yılın en büyük hikayesi olan Secret Empire 3 gün sonra 6. sayısını çıkaracak. Yani hazırlık sayısını (#0) saymazsak hikayenin 2. yarısı başlayacak. Ben de bu yazımda toplamda 10 sayı olacak olan bu eventin ilk yarısını inceleyip değerlendirmek istedim. Bu serinin öncesinde Captain America: Sam Wilson, Thunderbolts, Uncanny Avengers ve Captain America: Steve Rogers serilerini okursanız hikâye çok daha anlaşılır olacaktır. Okumayanlar için bu serilerin Secret Empire hikâyesine etki edebilecek olaylarından birazcık bahsetttim.

Captain_America_Sam_Wilson_Vol_1_21 STL039963.jpg uncanny-avengers-22-marvel-preview-01-987533 STL039914.jpg

Captain America: Sam Wilson’da kalkanı Steve Rogers’dan alan Sam, Captain America olarak 21 sayı boyunca kahramanlık yapmıştı. Event çok farklı fikirlere değinirken (yeri geldiğinde Sam toplum için suçluların serbest dolaşmasına göz yummuştu) kahramanlık işinin bize farklı boyutlarını göstermişti. En sonunda da Sam Wilson Captain America’lığı ve kalkanı bırakıp gitmişti.

Thunderbolts: serisinde Kobik parçalarına ulaşmayı başaran Zemo, Bucky Barnes ve ekibiyle girdiği savaşta Bucky’i bir roket ile patlatmayı başarmıştı.

Uncanny Avengers: The Unity Squad, Red Skull ile kedi fare oyunu oynarken maalesef bazıları için bu oyun kendi ayakları üstüne durabilecek şekilde bitmiyordu.

Captain America: Steve Rogers bu hikâyeye en çok etki eden event. Secret Empire’da yapacaklarını kolaylaştıracak planını burada yavaş yavaş işlemişti Steve. Bir yandan Red Skull’a darbe yapıp Hydra’nın başına geçmiş diğer taraftan da SHIELD’in içinde dünyayı koruyan kalkanın kontrolünü alacak kadar yükselmişti. Maria Hill’i de devre dışı bırakarak tüm SHIELD’ın kontrolünü sağlamıştı.

İşte Secret Empire bütün bu olayların sonrasında gelişiyor. İsterseniz artık hazırlık sayısı ile birlikte çıkan 6 sayıyı değerlendirecek olan yazımıza başlayalım.

SECRET EMPİRE #0

RCO029_1492652461 kopya

HİKAYE

1945 Japonya’sından bir sahne ile başlıyor hazırlık sayısı. Burada Steve çoktan Hydra tarafında ve geçmişi değiştirilmiş bir halde. Kraken ile buluşup Hydra’nın gizli bir yeraltı şehrine gidiyorlar. Kobik’in ileride kötüye kullanılacağını, o zaman geldiğinde Steve’in bir kahraman olarak Hydra’yı kurtaracağını anlatıyorlar. Böylece Steve uykusuna yatıyor ve yıllar sonra asıl inandığı ve görevi olan Hydra’nın yükselişi için uyanıyor.

Yılllar sonra Cap’i SHIELD’in merkezinde Sharon ile birlikte o sıradaki 3 saldırıyı kontrol altına almaya çalışırken buluyoruz. Uzayda Carol Denvers’ın başında olduğu Alpha Flight ekibi ve Chitauri ordusu ile savaşıyor. Dünya’nın üzerindeki kalkandaki sorun yüzünden bu savaş çok kanlı gerçekleşiyor. Bu sırada New York’un ortasında Maria Hill’in Pleasent Hill’e kapattığı kötüler saldırıya geçiyor. Burası için de Luke Cage önderliğinde New York’un yerli kahramanları Daredevil, Jessica Jones, Iron Fist, Spider-Woman, Cloak ve Dagger’dan oluşan Defenders ekibi müdahale ediyor. 3. saldırı ise Sokovia’da Hydra kuvvetleri tarafından yapılıyor. Şartlarını okuyup tanınma bekleyen Hydra, SHIELD’ın aracını ele geçirip bağlantıyı kesiyor. Uzayda Quasar ve Hyperion’u kaybettikten sonra New York’da da patlama gerçekleşiyor ve bütün iletişim kesiliyor. Bütün bu olağanüstü durumların sonucunda savunma bakanı Steve Rogers’a bütün yetkileri veriyor. Yani Amerika’yı güvendikleri kollara; Captain America’ya teslim ediyor.

Müthiş bir motivasyon konuşması, sağlam direktifler ve kalkanın devreye girmesi ile bütün saldırılar püskürtülüyor. Bütün kahramanlarımız zafer sevinci yaşarken Steve ihanetinin adımlarını Dünya’ya göstermeye başlıyor. Önce kendilerine doğru gelen ele geçirilmiş Hellicaire’daki Hydra askerlerinin komutasını alıyor. Burada büyük şok yaşayan Sharon’ı hapsediyor. Sonrasında yaralıları olduğu için dönmek isteyen Captain Marvel ve ekibine kalkanı açmayacağını, sürekli gelmeye devam eden Chitauri ordusuyla savaşmak zorunda olduklarını söylüyor. New York’da ki kahramanları da Zemo’nun şehre getirdiği kötü Blackout ile devre dışı bırakıyor. Blackout bir yerde toplanan bütün Avengers üyelerini indiriyor.

Steve’in bir şeyler peşinde olduğunu anlayan Tony ve Riri geride kalan bütün Avengers üyelerini Washington’a, Hydra’nın ele geçirdiği Hellicarier’ların ilerlediği saraya çağırırken sayı sona eriyor.

İNCELEME

Bu kadar uzun bir özet ben de beklemiyordum fakat benim suçum da değil. Sizce de olaylar bir hazırlık sayısı için çok hızlı ve heyecan dolu değil mi? Şahsen ben #0 sayısı okumaya başladığımda beklentim kesinlikle bundan daha basitti. Steve’in engel olabilecek her şeyi düşünüp önceden önlemini alması, kendini güçlü konumuna getirene kadar harekete geçmemesi… Bütün bunlar yıllardır Marvel’da görmek istediğim akıllı ve yetenekli villain’a kavuşturdu beni. Tabi bu kişinin Cap olmasını ister miydim? Kocaman bir HAYIR. En sevdiğim, en tutarlı ve sağlam karakterli bulduğum kahramanı kötü yapmak biz Team Cap’lere üzmüştür bence. Tek tesellim bütün bunların Kobik’in etkisiyle olması, böylece Steve’in eski halinde dönebileceğine dair umudum da var.

RCO038_1492652461 (1)

SECRET EMPİRE #1

HİKAYE

İlk sayıda bıraktığımız yerlerden çok daha başka yer çok sonra başlıyor bu sayı. Tarihin aslında yalan olduğunu söyleyen bir öğretmenin sınıfındaki diyaloglardan Hydra yönetimindeki geçen 1 yılı az çok kestirebiliyoruz. Aradan geçen zamanda Inhumans yakalanıyor, Hydra’nın rehber olan 3 sloganı öğrenciler tarafından haykırılıyor: Otoriteye güven, Zafiyeti cezalandır, Tehditleri bildir!

Sonrasında uzaydan Carol Denvers’tan yardım çağrısı içeren bir kayıt görüyoruz. Kayıtın sonu ise olumsuz.

Las Vegas’ta Hydra polislerinden kaçan bir çocuğa Amadeus Cho, Miles Morales, Vision, Wasp, Falcon ve Joaquin yardım ederken Hydra ölüm robotları gelince buradan kaçıyorlar. Avengers Assemble ekibi gizli bir dağ üstüne geldiklerinde burada diğer üyeleri Black Widow, Thing ve Hawkeye’ı görüyoruz. Hawkeye’ın tek tek toplayıp yaşam alanı verdiği bu kahramanlar yeni çocuk Shaun’u önemli bir şeye sahip olduğu için getirdiklerini söylüyorlar. Çocukta ise Rick Jones’un gönderdiği ve Cap’i kurtarabilecek şeylerin olduğu bir flash bellek vardır. Hawkeye çocuğu arka taraftaki “Sarhoş”a yani Tony Stark’ın yapay zekâ haline gönderiyor. Fakat Tony’i Cap’ten ümidini kesmiş, tek amacının dağdaki yaşam şartlarını iyileştirmek olduğunu görüyoruz.

Ülkede ekonomik durumun ve dış ülkeler ile ilişkilerin iyi gittiğini, işsizlerin ve suç oranının azaldığını gösteriyor bize bu sayı. Diğer bir tarafta Steve’i konsey üyeleri Baron Zemo, Viper, Kraken, Zola, Hive, Gorgon ve Dr. Faustus ile toplantıda görüyoruz. Her şey yolundayken Avengers Assemble faaliyetleri ve ele geçirdikleri veri büyük bir sorun olarak bahsediliyor. Bunun için başta Zola olmak üzere çoğu Cap’i daha sert olması, tutuklamaların artması gerektiğini yönünde kışkırtıyorlar. Steve ise barışçıl, birleştirici bir ülke kurmak istediğini belirtiyor.

Sonrasında Steve’i Rick Jones’u hapishanede ziyaret ederken görüyoruz. Rick, Steve’den hala umutlu olduğunu söylerken; Cap’in sevdiği ve öldürtmek istemediği Rick’den tek isteği en azından boyun eğmiş gibi davranması. Fakat böyle olmuyor ve sayının sonunda görüyoruz ki Steve daha sert bir Captain America’yı oynuyor ve basın açıklamasıyla bunu duyuruyor. Bu sırada Rick Jones “Avengers Assemble” haykırışıyla kurşuna dizilirken Hydra Hellicarier’ları ülkeyi bombalamaya başlıyor.

İNCELEME

Eventin ilk sayısı olması sebebiyle daha yaşamsal şeylere değinen sayıda en dikkat çeken şey Steve’in yönetim konusundaki ikilemleri. Geçmişi ne kadar değiştirilse de Steve Rogers, Steve Rogers’dır. Yine içinde iyilik barındıran, çoğunluğun korunmasını ve barışta yaşamasını düşünen akıllı bir asker. Son kısmına kadar görüyoruz ki Steve yine bunları koruyor ve sadece yanlış tarafın iyi olduğunu sanıyor. Zaten ben de bu hikayenin bu yoldan iyiye döneceğini umuyorum. Rick Jones’un ölümü hikayenin en vurucu yerlerinden biriydi. Hazırlık sayısına göre daha sakin fakat daha açıklayıcı ve oturan bir sayı olmuş Secret Empire #1.

assemble.jpg

SECRET EMPİRE #2

HİKAYE

Patlamaların ardından Avengers Assemble kahramanlarını yıkımın altındaki insanlara yardım ederken görüyoruz. Burada gösterilen çaresizlik Natasha’nın sözleriyle daha da yıkıcı oluyor: Captain America ölmek zorunda!

New York’daki karanlık, insanları kaosa sürüklerken Claire Temple, Luke ve Danny’nin getirdiği ilaçlar ile insanlara yardım etmeye çalışır. Kaosun içindeki tek ışık Dagger’dan gelmektedir fakat onun da gücü tükenmek üzeredir. Yağmacılardan zorbalık gören insanlara ise şehrini sahiplenen Kingpin engel olur. Dağda ise fikir ayrılığı bariz bir şekilde ortadadır. Rick Jones bıraktığı kasette Captain America’nın Kobik’in etkisi ile geçmişinin değiştiğini anlatır. Ayrıca çözüm yolunu da sunar: Eric Selvig kozmik küpün parçalarını dağıtmıştır. Eğer bunlar bir araya getirilirse Steve eski haline döndürebilir. Natasha tuzak olduğunu düşündüğü kasete aldırmaz ve Steve’i öldürmek üzere alır başını gider. Arkasından Miles Morales de Civil War’da kehanetin gösterdiklerinin inancıyla yardım için ona katılır. Tabi tüm Championslar da Miles’ı takip edip Red Room’a katılırlar. Steve’i kurtarma amacıyla kalan Tony, Clint ve Wasp; yanlarına Hercules, Quicksilver ve Mockingbird’ü alarak Sam Wilson’un yanına gider.

Captain America tarafında ise bombalamalardan dolayı yaşadığı pişmanlık vardır. Konseyi etkilemek ve susturmak adına doğru hamle yaptığını söyleyen Zemo’ya rağmen Steve’in içi rahat değildir. Bütün bu olanları toptan düzeltmek için Zemo’yu kozmik küpün parçalarını bulmak üzere görevlendirir.

Sayı çok farklı bir çizimle bilinmeyen bir zamandan bir sahne ile biter. 2. Dünya Savaşı’ndan kıyafetleriyle Steve Rogers bir kızı 3 hayduttan kurtarır. Eve dönmeye çalıştığını söyleyen Steve kafamızda bir sürü soru işareti bırakarak sayıyı sonlandırır.

RCO030_14950405782

İNCELEME

Öncelikle yine 1. sayı gibi hikayenin işlendiği durgun bir sayı olmuş. Normalde böyle bir durum tamamen 2. sayının yapacağı bir şey olur ve kimse de itiraz edemez. Bence bu noktada hakkı var ama ben hala öyle bir hazırlıktan sonra bu kısımların temposunu çok düşük buluyorum. Muhtemelen sorun kesinlikle #2’de değil, sorun hazırlık sayısı #0’ın çok iyi olmasındaydı. Bunun haricinde bu sayı ile ilgili hoşuma gitmeyen diğer ayrıntı çözümün çok basit bir şekilde ortaya çıkması. Eğer gerçek çözüm buysa çok erken ortaya çıktı. Geri kalan sayılarda sadece bunu gerçekleştirmek amacıyla umarım saf aksiyon ile oyalamazlar bizi. Miles Morales’in Natasha’ya katılma sebebi anlaşılır ve mantıklıydı fakat Championsların motivasyonunu açıkçası zayıf buldum. Bu sayı ile ilgili son eleştirim kapağın sayıda yer almaması idi. Sondaki Steve ya Cap’in zihninde Hydra’nın sahte gerçekliği ile savaşan bizim eski iyi kahramanımız Steve, ya da kozmik küpün içine hapsolmuş Steve. Ben her türlü o evrenin bizim dünyada olmadığını düşünüyorum. Bence Captain America’yı yine Steve’in kendisi kurtaracak. Böyle olması şu an için en çok istediğim şey olurdu.

Peki en çok neyini sevdim Secret Empire #2’nin? Kesinlikle çizimleri. Hele ki Rick Jones’un kasetinde Steve’in hayatının anlatıldığı çizim harikaydı. Saatlerce başında durup küçük küçük bütün karelerdeki görüntüleri incelemek istedim.

RCO016_1495040578

Genel olarak ilk 2 sayının gerisinde kalsa da sayı yine de güzeldi. Merak faktörünü sıcak tutarak size #3’e doğru yol gösteriyor. DEVAM!

SECRET EMPİRE #3

HİKAYE

Sayı tam da geçen sayıda bıraktığımız yerden, farklı bir boyutta olduğu tahmin ettiğimiz Steve Rogers’dan başlıyor. Zehirlendiği için çok fazla zamanı kalmayan kız ile yaptığı konuşmalardan anlıyoruz ki Steve’in askerlik ve çocukluk anılarından başka hatırladığı bir şey yok. Sadece ona ihtiyaç duyulan bir yere gitmesi gerektiğini biliyor.

Steve’i bırakıp uzaya geçtiğimizde ise Star-Lord’u Rocket ve Groot ile diğer evrenlerden yardım isterken buluyoruz. Çağrılarına saldırı ile karşılık alan ekibimizle birlikte biz de anlıyoruz ki uzayda hiçbir yerden yardım gelmeyecek. Carol’ın tek kurtuluş yolu olarak düşündüğü Quasar da hala uyanmış değil.

Newark’da Black Widow Boomerang’ın aracılığı sayesinde Maria Hill ile buluşuyor. Aralarında çok sakin konuşmalar geçmese de ortak amaç uğruna birleşiyorlar. Maria Nat’e Captain America’nın sosyal takvimini veriyor. Natasha’yı bu kısım haricinde bir de The Red Room’da Champions’a simülasyonda eğitim verirken görüyoruz. Başarısız olan genç kahramanlara Natasha yeni dünyada gelecek savaş için büyümeleri gerektiğini söylüyor.

Diğer bir tarafta ise Sam’i bulup yardım için ikna etmeye çalışan Tony, Hawkeye ve diğerleri bunu ancak Steve’i kurtarabileceklerini söylediklerinde başarıyorlar. Sam grubu ülke dışına, kozmik küp parçasını bulmaya götürüyor.

Buradan sonra Cap’i genç mucitlerin sunum yaptığı bir karnavalda Sharon’ı hala Hydra’nın iyi olduğuna ikna etmeye çalışırken buluyoruz. Acil bir durum için giden Cap Wakanda’dan sonra Atlantis’te Namor’a karşı da başarısız olunduğunu öğreniyor. Atlantis’in en değerli tapınağını bombalatıp savaş ilanı yapan Steve kozmik küpün 3. parçasını almak üzere bizzat kendi yola düşüyor. Ultron ile birleşmiş Hank Pym’i gelen misafirlerini sabırsızlıkla beklerken bırakıyoruz. Burada nasıl bir karşılaşma olacak merakla bekliyorum.

Sayının son sahnesi Newark’da Boomerang’ın bombalandığı yerde geçiyor. Orada buluşan 2 kadın hakkında bilgi almaya çalışan adam “Senin cezalandırıcın olabilirim. Hail Hydra!” diyen Punisher’dan başkası değildir.

rco027_14962448533.jpg

İNCELEME

Gördüğünüz üzere bir önceki sayıda şikayetçi olduğum konu olan durgunluk yine söz konusu. Artık bunu Marvel hikayeyi tam olarak yedirmeye çalışıyor diyerek kabulleneceğim. Gerçi gelecek sayı için 3. kozmik küp parçasını isteyen Cap ve Tony arasında bir karşılaşma umut ediyorum ama. Bakalım neler göreceğiz? Genel olarak güzel fakat seriye çok da etkisi olmayan bir sayıydı. Tek önemli olayNamor’a açılan savaş. Bunun sonuçlarını umarım ilerde detaylı olarak yansıtırlar. Punisher’ın Hydra tarafında olması Cap’e olan hayranlığından dolayı beklenen bir şeydi. Sevindirici olan Punisher’ın erkenden dahil olması. Zira ben Frank Castle’dan güzel sahneler göreceğimizi düşünüyorum.

SECRET EMPİRE #4

HİKAYE

Bu sayı da bir öncekinde olduğu gibi diğer boyuttan evine dönmeye çalışan Steve ile başlıyor. Saldırıya uğrayan Steve’in yardımına Bucky ve Sam koşuyor fakat birbirlerini tanımıyorlar. Bucky ve Sam bu yeni tanıştıkları insana yardım etmeyi teklif ediyor ve beraber yürümeye başlıyorlar.

Baltimore’a geçiyoruz. Burada Steve’in en güvendiğim adamım dediği Punisher’a Natasha konusunda dikkatli olması gerektiğini, içlerinde en tehlikelisinin o olduğunu söylüyor. Black Widow ise bir otel odasında Hydra askerine işkence ediyor. Champions durdurmaya çalışırken asker saldırıya geçiyor ve Natasha da onu öldürüyor. Bu yüzden yer değiştirmek zorunda kalıyorlar. Bu sayfada kenarda ki Baltimore yazısı Steve’in Natasha konusunda ne kadar haklı olduğunu bizlere kanıtlıyor.

RCO024_149745313d2

Nihayet bu sayı için en sabırsızlandığım yere Alaska’ya geliyoruz. Burada Hank Pym ile birleşen Ultron onun gibi ultronlardan oluşan bir şehir kurmuştur. Küp parçasını almaya gelen Cap ve Tony’in takımları bizlere 2. Civil War sahnelerini yaşatırken Hank Pym hepsini bayıltıyor. Tek isteği Avengers’ı tekrar bir araya getirmek olan Ultron-Hank Pym yemek masası başında bütün takımları topluyor. Burada yüzleşmeler gerçekleşirken Tony Hank’i kışkırtıyor ve Ultron-Hank kontrolden çıkıyor. Ultron hepsini hapsetmiş bir şekilde sinirle hareket ederken Ant-Man’in tatlı dili ile ikna olup vazgeçiyor. Kozmik küp parçasını Scott’a verip gitmelerini söylerken arkadan Steve ile anlaşmalarının devam ettiğini söyleyip el sıkışıyor.

Kozmik küp parçasını alan Tony ve Avengers’ı Alaska’dan ayrılırken haberlerde Namor’un,  halkının geleceği adına elindeki parçayı Hydra’ya teslim ettiğini görüyorlar. Helmut Alaska’daki parçanın gitmesi konusunda endişeliyken Steve içerideki adamları sayesinde endişeli olmaması gerektiğini söylüyor.

İNCELEME

Bu sayı yemek masasındaki yüzleşme sayesinde en beğendiğim sayı oldu. Durgun dediğim zamanlar için anladım ki istediğim şey sadece kavga, dövüş, patırtı değilmiş. Bu sayıdaki gibi yüzleşmeler, kelimelerle yapılan savaşlar da aradığım şeylerdenmiş. Ve bu sayı kesinlikle çok tatmin ediciydi. Hikaye için bu sayı çok önemli bir nokta. Durun durun heyecandan atlamayalım, sırayla gidelim.

Öncelikle Steve’in Bucky ve Sam ile karşılaşması güzel oldu, sevdiğimiz takım sevdiğim dostluk ile yine bir araya geldi. Baltimore’da olası Black Widow vs. Punisher karşılaşmasının düşüncesi bile adrenalin seviyesini bende şimdiden yükseltti.

Asıl yere Alaska’ya gelirsek, buradaki karşılaşma 3 cephenin de bakış açısından çok güzel gösterildi. Önce yumrukları, büyüleri, ışınları ile karşı karşıya gelen takımlarda eşleşmeler doğru ayarlanmıştı. Iron Man- Captain America kavgasını gerçekleştirmemeleri başta beni üzse de sonrasında yemek sahnesi iyi ki öyle olmamış dedirtti. Çizgi roman dünyasında yumrukların aksine böyle yüzleşmeler bence arttırılmalı. Zaten Civil War’daki savaşın başlangıcı da tamamen buydu bana kalırsa. Burada bu yola gitmeleri Secret Empire’ı benim gözümde çok başka bir yere koydu. Ki bu yüzleşme bize çok önemli ayrıntılar da verdi. Öncelikle Wanda’nın etki altında olduğunu öğrendik. Bir diğer gösterilen şey ise Pietro’nun sadakati idi. İkiziyle karşılaştığı anda Pietro kendi tercihlerine göre hareket etmek istedi. Bence burası sonda bahsedilen ‘hainin’ Pietro olduğuna dair ipucuydu. Quicksilver’ın ablasına karşı kozmik küp parçaları takası çok da beklenmedik bir şey olmaz sonuçta. Namor’un parçayı teslimi Black Panther’in aynı şeyi yapabileceğin işareti olabilir ama ben T’Challa’dan öyle bir şey beklemiyorum açıkçası, öyle umuyorum en azından.

RCO037_14974531f32.jpg

Gördüğünüz üzere bu sayı serinin geleceğine dair çok şey barındıran okuması çok zevkli bir sayıydı. İlk defa kapak ile hikaye de uyumlu gitti, bu da diğer bir artısıydı sayının. Heyecan ve merak katsayısını arttıran Secret Empire #4’den sonra 5. Sayıya siz de benim gibi koşarak gideceksiniz.

SECRET EMPİRE #5

HİKAYE

Sayıya Washington’da Viper’ın yanında başlıyoruz. Bir gruba şantaj yapan Viper’a Black Widow’un ellerinde esir tutulduğu haberi geliyor. Nat, Viper eğer Cap’i öldürmesinde ona yardım ederse Hydra’nın başına geçebileceğini söylüyor. Bu sırada çocuklar bir kurtarma operasyonunda hasta yatağında yaşlı bir adamı kurtarıyorlar. Viper ise Nat’in teklifini makul buluyor ve kabul ediyor. Sonunda Nat’in gerçek planını başlattığını görüyoruz.

Sonrasında iyi Avengers’a dönüyoruz. Scott kızı Cassie’ye olan biteni anlatırken öğreniyoruz ki Wakanda’ya gittiklerinde T’Challa onlara parçayı vermemiş. Onlarla aynı tarafta olduğu belirten T’Challa parçanın Wakanda’ya ait olduğunu ama hepsi bulunduğu zaman orada beraber Cap’i kurtarmayı deneyeceklerini söylüyor. Böylece kahramanlarımız bir diğer rota Madripoor’a gidiyorlar. Burada Gorgon’un elinde tutsak olan Shang-Chi’yi kurtarıyorlar fakat parçaya yine ulaşamıyorlar. Çünkü Shang-Chi’nin elinden alınmış ve kim olduğunu hatırlamıyor. Fakat biz Mockingbird’ün parçayı aldığı sahneyi görebiliyoruz. Sonrasında biraz dinlenip iyileşebilmek ve parçaları bulmaya yarayan Tony’in cihazını düzeltmek için takım geri dönüyor.

Tekrar Washington’a geçtiğimizde bu sefer Steve ile görüşen Hank McCoy’u görüyoruz. Steve Hank’ten parçayı istiyor fakat Hank ellerinde olmadığını söylüyor. Steve Hank’e gerekli uyarıyı yaptığını düşünerek oradan ayrılıyor. Madame Hdyra ile Cap konuşurken Avengers’ı nasıl emrinde tuttuğunu öğreniyoruz. Scarlet Witch, Chiron’un büyüsünün etkisinde; Vision’da ise bir AI virüsü var. Odinson’ı da Jane Foster’ı kurtarabileceklerini söyleyerek kandırıyorlar.

Hawkeye’ın yanına dönen Tony ve Avengers, Raz’ın bir zaman kapsülü geliştirdiğini görüyorlar. Makineyle Darkforce’a girmeden ve kalkanın kapanmasından önceki zamana mesaj yollayabileceklerini keşfediyorlar. Bu sırada Mockingbird Cap’e haber gönderiyor, Cap ve Hydra gemileri dağa geliyorlar. Yeterli olmayacağını bile bile Cap ateş açıyor.

RCO0322

Diğer boyuttaki Steve’e uğradığımız sırada Bucky ve Sam tuzağa yakalanıyorlar. Tuzağı kuran ve Steve’i “oradan çıkaracağını” söyleyen kişiyi Red Skull olarak görüyoruz.

Gemiye döndüğümüzde Steve’i gizli silahını görmeye giderken buluyoruz. Gizli silahın kapısı açılıyor ve BOM! Karşımızda Bruce Banner nam-ı diğer Hulk!

İNCELEME

Bir önceki sayıya göre daha az coştuğum fakat yine de güzel bir sayıydı. Bir önceki sayıda çizimler çok hoşuma gitmemişti, burada toparlamış. Konu bakımından yine küplerin peşinde yine birçok karaktere uğradığımız bir sayı olmuş. Black Widow’un planında Viper’ı kandırdığını düşünüyorum. Tek amacı Cap’i öldürmek gibi gösterilse de bence Hydra’dan da geriye bir şey kalmasını istemeyecektir Nat. O yüzden bence Viper’a vaat ettiği taht gerçek değil. Yaşlı adam kısmı kesinlikle hiçbir fikrimin olmadığı yer. Oradan ne çıkaracaklar merak ediyorum doğrusu.

Black Panther’in yaptığı kısmen beklemediğim bir şeydi. Cap’e vermeyeceğini tahmin ediyordum fakat Tony Stark’a vermemesi aklımda yoktu. Ama T’Challa’yı gösterme bakımından hoş ve doğru bir hamle yapılmış. Mockingbird’ün ihanetine çok şaşırdım, sebebini ileriki sayılarda göreceğiz muhtemelen.

Avengers’ın kendi istekleri dışında tutulduğunun ipucunu vermişlerdi yemek masasında. Burada da tam açıkladılar, bu kısım da hoş olmuş. Thor’un sebebini de geçmiş hikayelere bağlamaları hikayenin ne kadar oturaklı ve merkezi olduğunun göstergesi.

Zaman kapsülünü umarım kullanırlar. İşleri nasıl karıştıracağını görmek istiyorum. Red Skull ve Steve’in diğer boyutta karşılaşması Steve’in eve dönme yolunda kırılma noktası olacakmış gibi geliyor bana. O yüzden o kısmı gelecek sayılara yayabilirler. Fakat emin de olamıyorum çünkü Secret Empire geçtiğimiz 6 sayıda beni çok şaşırttı ve beklenmedik şeyler ortaya çıkardı. Tıpkı bu sayının sonu gibi: Hulk? Bruce Banner?

RCO033_w5

Hepimizin Civil War II’de öldüğünü gördüğümüz Bruce nasıl döndü, ne şekilde yaşıyor, aynı Bruce mu? Hepsi cevaplarını fazlasıyla merak ettiğimiz sorular. Bir konuşmadan çözdüğümüz kadarıyla tam olarak eski gücünde değil. Belli bir süreliğine eskisi gibi olabilecek olan Hulk yine de saldırı konusunda yeterli olacaktır. En azından vereceği zarar bizimkileri baya yıpratacaktır. Tabi olaylar böyle gelişirse…

Secret Empire Marvel’ın bu yılki en büyük hikayesi. Konusu, kurgunun işlenişi, karakterlerin davranışları, takımlarının dağılımları, ÇİZİMLERİ (evet büyük harfle yazıyorum) ile sonuna kadar hak ediyor. Yarıyı geçtik, bundan sonra sona adım adım yaklaşacağız. Bu yüzden ben temponun, heyecanın, entrika ve plan savaşlarının artacağını düşünüyorum. Bu yazıdan sonra sayıları tek tek incelemeye devam edeceğiz. Oralarda görüşmek dileğiyle.

CADDE NOTU: 7/10