Kategori arşivi: Röportaj

Röportaj: Marguerite Sauvage

Bombshells, Red Sonja, Thor ve son zamanlarda Faith ile Archie gibi seriler ile sanatını konuşturan Fransız çizer Marguerite Sauvage ile bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi hakkında daha bilgiye ve çalışmalarına buradan ulaşabilirsiniz.

YY: ”Öncelikle, bu kısa sohbet için çok teşekkür ederiz bayan Sauvage. Kendinizi kısaca okuyucularımıza tanıtabilir misin lütfen? / First of all, thank you so much for this little chat ms. Sauvage. Can you briefly introduce yourself to our readers, please?”

Sauvage: ”Merhaba, ben Marguerite Sauvage. Kanada’da yaşayan Fransız bir illüstratörüm. 2012’den beri basın, reklam, editoryal ve şimdi de çizgi roman endüstrisinde çalışıyorum.”

Sauvage: ”Hello, I’m Marguerite Sauvage, French illustrator living in Canada. I’ve work for press, advertising and editorial and now for the comics industry since 2012.”

YY: ”Uzun zamandır Archie ve Eisner ödüllü Faith (Valiant Comics) serileri üzerinde çalışıyorsunuz. Peki, odaklanmanız ve elinizden gelenin en iyisini yapmanız için size ilham veren şeyler nedir? / You’re working on Archie and Eisner Award winner Faith (Valiant Comics) series for a long time. So, what inspires you to stay focus and be your best?”

Sauvage: ”Aslında, güzel projelerde çalışmak – belirttiğiniz bu iki proje gibi- üzerinde çalışmak da benim için iyi bir ilham ve dayanıklılık kaynağı.”

Sauvage: ”Actually working on cool projects like the 2 you quoted is a great source of inspiration and stamina.”

YY: ”Wonder Woman, Ms. Marvel ve Thor gibi ikonik başlıklara karşı nasıl bir yaklaşımınız var? Çünkü herkesin, bu karakterlerin nasıl görünmesi gerektiği konusunda beklentileri ve fikirleri var. / How do you approach working on iconic titles like Wonder Woman, Ms. Marvel & Thor because so many people having their own expectations and ideas of how these characters should look.”

Sauvage: ”Bunlar büyük zorluklar, omuzlarıma çok daha fazla baskı yapabiliyorum! Editörün isteklerini veya belirlenen planları takip ediyorum ve çizgi roman şirketi beni sanat tarzım için çağırdığı zaman, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.”

Sauvage: ”These are great challenges, I can put a lot of pressure on my shoulders! I follow what the editor needs or plans and, as the comics company call me for my artstyle, I give my best.”

YY: ”İşiniz hakkında en çok neyi seviyorsunuz? / What do you like most about your job?”

Sauvage: ”Konu çeşitliliğini ve projelerin bolluğunu seviyorum.”

Sauvage: ”I love the variety of subjects and the abundance of projects.”

YY: ”Peki en çok nesinden nefret ediyorsunuz? / And hate?”

Sauvage: ”Ürettiğim şeyden memnun olmadığım zamanlar. Bu evrensel bir sanatçı laneti sanırım.”

Sauvage: ”When I’m unsatisfied by what I produce. This is an universal artist curse I guess.”

YY: ”Bombshells United, DC’nin sürekli devam eden ilk dijital çizgi roman serisi ve ilham verici, eşsiz ve kalp dolu bir iş. Marguerite Bennett ile çalışmak nasıl deneyim ve his? / Bombshells United is first ongoing digital comic-book series of DC and it’s inspiring, unique and full of heart. What kind of experience and feel team-up with Marguerite Bennett?

Sauvage: ”Resmi çizgi roman endüstrisinde, bağlantınız yazar ile değil, editör ile olur. Bu yüzden Marguerite ile sadece birkaç kelime alışverişinde bulunduk. Bombshells üzerinde çalışmaktan çok mutlu oldum, onunla ilgili her şeyi seviyorum!”

Sauvage: ”In the licence comic-book industries your contact is the editor, not the writter. So, we only exchanged few words with Marguerite. I was very happy to work on Bombshells, I loved everything about it!”

YY: ”Dijital çizgi romanların geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz? / What are your thoughts on the future of digital comics?

Sauvage: ”Kesinlikle büyüyecektir. Ne şekilde olacağını ise bilmiyorum.”

Sauvage: ”They definetly will expand. In what form, I don’t know.”

YY:Favori karakterin ve en sevdiğin çizgi roman hangisi? / Who is your favorite character and what is your favorite comic book?”

Sauvage: ”Çok fazla favorim var! Manga’dan Fransız-Belçika (Bande Dessinée) çizgi romanları ile amerikan çizgi romanlarına kadar birçok harika karakter, kitap ve hikaye var.”

Sauvage: ”I have too many favorites! From manga, to bande dessinée through american comics, there is a lot of wonderful characters, books and stories.”

Barbarella, Queen of the Galaxy

YY: ”Çizgi roman sektöründe yer almak isteyen insanlar için tavsiyeniz nedir? / What one piece of advice do you offer people looking to work in the comics industry?

Sauvage: ”Zamanında teslim edin.”

Sauvage: ”Deliver on time.”

YY:Gelecek için planlarınız neler? Belki bir duyuru? / What are your plans for the future? Any announcement maybe?”

Sauvage: ”Birçok proje var, henüz bir duyuru yok fakat umarım yılın ikinci kısmında olacak.”

Sauvage: ”A lot of projects, no announcement yet but hopefully second part of the year.”

Reklamlar

Röportaj: Juan Ferreyra

Son dönemde, Green Arrow ve Killmonger gibi seriler ile ön plana çıkan çizer Juan Ferreyra ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Yetenekli çizer kariyerinden, gelecek için planlarından bahsetti ve sorularımızı yanıtladı.

YY:Öncelikle bizi kabul ettiğin için çok teşekkür ederiz Juan. Kendini kısaca okuyucularımıza tanıtabilir misin lütfen? / First of all, thank you so much for accepting us Juan. Can you briefly introduce yourself to our readers, please?

Juan:Merhaba, ben Juan Ferreyra. 40 yaşındayım ve Arjantin’in Cordoba şehrinde yaşıyorum. Profesyonel olarak, 2004 yılından bu yana çizim yapıyorum. Daha önce Image Comics, Dark Horse, DC Comics ile çalıştım ve şu sıralar yazar Bryan Hill ile birlikte Marvel Comics için Killmonger mini serisi üzerinde çalışıyorum. Geçmiş işlerim ise: Old man Logan, Green Arrow, Suicide Squad, Gotham by Midnight, Batman Eternal, Colder, Kiss Me Satan, Prometheus ve Falling Skies.”

Juan: ”Hi, I m Juan Ferreyra, I’m 40 years old and I live in the city of Cordoba, Argentina. I’ve been drawing comics professionally since 2004. I’ve worked for Image Comics, Dark Horse, DC Comics and now, I’m currently working for Marvel Comics doing a Killmonger mini-series with writer Bryan Hill. Past work includes, Old Man Logan, Green Arrow, Suicide Squad, Gotham by Midnight, Batman Eternal, Colder, Kiss Me Satan, Prometheus & Falling Skies.”

YY: Aktif olarak Marvel Comics için Killmonger mini serisi üzerinde çalışıyorsun. Bu, senin için nasıl bir tecrübe? Killmonger özel ve ünlü bir karakter. / You currently working on Killmonger mini-series for Marvel Comics. So, what kind of experience for you? Killmonger is so special and famous character.

Juan: ”İlk başta bunu yapıp yapmama konusunda emin değildim. Karakteri sadece filmden tanıyordum, ki filmin fantastik olduğunu düşünüyorum. Ama çizgi roman versiyonunun iyi olup olmayacağını bilmiyordum. Sonra, Bryan Hill’in karakterle neler yazdığını gördüm ve aklımı başımdan aldı! Şimdi ise kabul ettiğim için minnettarım çünkü çizgi roman benim için gerçekten çok eğlenceli ve iyi geçti.”

Juan: ”At first, I wasn’t sure to do it or not. I only knew him from the movie, which I thought it was fantastic but I didn’t know if the comic version was good or not. Then saw what Bryan Hill was writing with the character and it blew my mind! Now I’m grateful I accepted because the comic ended up being really fun and good for me.”

Killmonger #3 by Juan Ferreyra

YY: ”Green Arrow, her açıdan harika bir seriydi. Hikaye anlatımı, sanat, Benjamin Percy ve senin tutkun. Şimdiden Green Arrow dünyasında özlendiniz. Bu seride çizdiğin her panel renkli, zengin ve akıl doluydu. Bu yeteneğin arkasındaki motivasyon nedir? / Green Arrow was amazing series in every way. Storytelling, art, Benjamin Percy and your passion. You guys already missed in Green Arrow world. Every panel you’ve draw in this series is so colorful, generous and full of intelligence. What is the motivation behind this talend?

Juan: ”Teşekkür ederim. Benjamin, Otto, Stephen, Nate ve geri kalan ekiple birlikte Green Arrow’u yaparken çok eğlendik. Motivasyonum, Otto’nun ne çizdiğini görmek ve geride kalmamaya çalışmaktı. Ortaya çıkardığı işler o kadar iyiydi ki beni, iyi ve daha iyi çizmeye çalışmaya itti. Benjamin ile birlikte çok eğlendik ve şimdi, Marvel Presents #4 için kısa bir Moon Knight hikayesi üzerinde çalışıyoruz.”

Juan: ”Thanks, we had a lot of fun doing Green Arrow with Ben, Otto, Stephen, Nate and the rest of the team. My motivation was seeing what Otto was drawing and try not to stay behind, his stuff was so good that he pushed me to try to draw better and better. We had so much fun with Ben, that now we’re doing a short story for Marvel Comics Presents #4, a Moon Knight story.” 

Green Arrow #38 by Juan Ferreyra

YY:Favori karakterin ve en sevdiğin çizgi roman hangisi? / Who is your favorite character and what is your favorite comic book?

Juan: Favori karakterim Superman ama Indiana Jones, Marty Mclfy ve Guybrush Threepwood da buna dahil. Favori çizgi romanım ise Superman çizgi romanları.”

Juan: ”My favorite character is Superman, some others include Indiana Jones, Marty Mclfy and Guybrush Threepwood. And my favorite comics is Superman’s.”

YY: Bir çizgi roman çizeri olmanın en iyi tarafı nedir? / What’s the best thing about being a comics artist?”

Juan: Benim için, çizgi roman çizmek yapmayı en sevdiğim şey. Her zaman yapmayı çok sevdim ve çocukken yapmayı çok isterdim. Hikaye anlatmayı seviyorum ve çizgi romanlar benim için mükemmel bir ortam. Ayrıca, ev için çalışıyorum, kendi saatlerimi ve tatillerimi yönetiyorum!”

Juan: ”For me, doing what I love the most that is drawing comics. I alwas loved doing them and as a Kid I wanted to do them. I love telling stories and comics are the perfect medium for me. I also work for home, I manage my own hours and vacations!”

YY:Peki ya kötü tarafı? / And the worst?”

Juan: ”Çalışma arkadaşlarına sahip olmamak ve bedava tatil yapamamak!”

Juan:Not having work partners and not having paid vacations!”

Old-Man Logan by Juan Ferreyra

YY: ”Çizgi roman sektöründe yer almak isteyen insanlar için bir tavsiyen var mı? / What one piece of advice do you offer people looking to work in the comics industry?”

Juan: Bu konuda gerçekten tutkuluysanız, girin. Eğer çizeceksen sürekli çalış, daha iyi ol, çok çiz, ne kadar çok çizersen o kadar iyi olursun. Ve ilgini çeken çizgi roman türlerini çiz, daha kolay olacaktır.”

Juan: ”Enter it if you are really passionate about it. If you draw, study all the time, get better, draw a lot, the more you draw the better you get. And draw the type of comics that interest you, it will be easier.”

YY:Gelecek için planların neler? Belki bir duyuru gelir? / What are your plans for the future? Any announcement maybe?

Juan: ”Şu an Benjamin ile birlikte Moon Knight hikayesi üzerinde çalışıyoruz ve Marvel Comics için çok sevdiğim bir karaktere 5 sayılık mini seri çizeceğim!!! Bu yüzden çok mutluyum ama henüz hangi karakter olduğunu söyleyemem!”

Juan: ”I have this Moon Knight story with Benjamin Percy and then I have to do a 5 issue mini-series for Marvel, with one of my favorite characters of all time!!! So I’m really happy about it. Can’t say yet which character though!”

YY: Röportaj ve sorularımızı yanıtladığın için çok teşekkür ederiz. Sana gelecekte başarılar diliyoruz. / Thank you for this interview and answering our questions. We wish you the best of luck in the future.

Juan: ”Thank you guys!!”

Marvel Presents #4 24 Nisan’da, Killmonger #5 ise 6 Mart 2019’da yayınlanacak.

Röportaj: Anti-Zone Ekibi

2 idealist arkadaşımızın bir yılı aşkın süredir üzerinde çalıştıkları Anti Zone adlı seri, ‘Kuzgun ve Şeytan’ başlıklı ilk bölümüyle yayın hayatına başladı! Fantastik Cadde olarak kendilerine gönülden başarılar diliyoruz. İdealleri uğruna emek veren insanların elinden tutmak herkesin görevi. Özellikle de bu tarz beyinlerin gittikçe azaldığı ülkemizde.

Öncelikle tebrikler arkadaşlar. Gönülden başarılar dileriz. Anti-Zone serisinin kadrosu olarak kendinizi okuyucularımıza tanıtmak ister misiniz? Aynı zamanda hikayenizi okumak, destek olmak ve hakkında soru sormak isteyenler size nasıl ulaşabilir?

Serinin Yazarı Deniz: ”Öncelikle merhabalar, ben Denizcan Akyol. Kendimi sanırım hayatım boyunca hayal kuran ve bunları belli bir raddede gerçekliğe katmak isteyen birisi olarak tanıtabilirim. Küçük yaşlardan itibaren okuduğum, izlediğim, bana her seferinde farklı bir şeyler katan hikayeleri ve eserleri yaratanlara çok imrenirdim. Bu insanlar yalnızca bir esere can verip durmuyorlardı benim gözümde. Bir şeyi baştan sona yaratıp, o evrene kendilerinden bir parça koyabiliyorlar. Bu çok önemli, nihai amacım ben veya Yavuz gittikten sonra bile bir çocuğun yazdığım yazılara veya çizilen işe bakıp, orada bulunan karakterlerin içerisinde olduğu anksiyete ve biraz da saf acıyı hissedip yalnız olmadığını, işi her zaman yaratmaya dökebileceğini anlamasını istiyorum. Sanırım benim için ana hedef bu, insanların bu hikayeleri kişiselleştirmesi, benim için büyük miktarda kişiseller çünkü. Destek olmak isteyenlerin yapabileceği en büyük şey okumaları. Bağışı ise, gerçekten sevdilerse veya kendilerinden bir şey bulurlarsa yapabilirler. Nihayetinde biz bu hikayeyi “size” ve yine “sizin” için anlatıyoruz, okuyup bizi biraz bile anlamanız ve desteklemeniz en büyük kazanç olacaktır.”

15753e76dc2a6addc5c4e3b77618f487fcbf5beb_1_690x343.jpg

Bu tarz girişimler hayal etmesi kolay ama somut hale getirmesi zor eylemlerdir. Her şeyden önce yetenek ve sabır ister. Yapım sürecinden bahsetmişken, bu süreç sizin için nasıl geçti?

Serinin Çizeri Yavuz: ”İlk kez bu tür bir projenin içine girdiğimiz için ikimizin de bolca acemi kaldığımız yerler oldu. Tabii ortak bir iş yapıldığı için bazı karar anlarında fikir uyuşmazlığı da oldu elbette ama bir şekilde orta yolu bulduk şu ana kadar. İkimiz de hikayeyi olabilecek en iyi şekliyle anlatabilmek istediğimiz için ortak payda bulmamız zor olmadı.”

Deniz: ‘Yol arkadaşım Yavuz ve ben biraz hayalperest insanlarız. Tüm başlangıçlar böyledir. Anlatmak istediğimiz bir hikaye, bolca zaman ve sabrımız vardı, biz de araya zaman girmeden konseptleri yaratmaya başladık. Dürüst olmak gerekirse hayatımda bunun kadar yorucu ama aynı zamanda bu kadar keyif veren bir işe bulaşmamıştım. Kural yok, limit yok, yanında sevdiğin ve saygı duyduğun bir arkadaşın ile sevdiğin işi yani hikaye anlatmayı, senin yolunla yapmaya çalışıyorsun. Şikayet edemem doğrusu. Ama yeni başlayanlar için az biraz olsa bile bir örnek olabildiysek ne iyi çünkü bu iş aşırı ustalık gerektirmiyor. Anlatacak sana özel bir hikayen ve biraz da kendi hikayene ait olan belli bir vizyonun olduktan sonra gerisi inanın geliyor.”

Size ilham veren unsurlar neler ve idol olan sanatçılar kimler?

Yavuz: ”Aslında söylenecek birçok değerli kişi var. Tek tek saymak zor olsa da en başından beri bir Jim Lee, Greg Capullo ve David Finch etkisi yoğun diyebilirim. Hem anlattığı hikayeleriyle hem de özgün çizgisiyle Kenan Yarar’a küçüklüğümden beri hayranım. Manga çizeri Kentaro Miura da müthiş bir usta. Güzel sanatlar kökenli olduğum için sanat tarihinden birçok büyük sanatçı da kaçınılmaz olarak yansıyor çalışmalarıma. Tabi onların seviyesi çok büyük emek ve adanmışlık gerektiriyor bunu söylemeye bile gerek yok ve haddim de değil elbette.”

Deniz: ”Son yıllarda ve özellikle bu hikayede ilhamı büyük olan yazarlar olarak Alan Moore (Killing Joke, Watchmen), Jason Aaron (Southern Bastard) ve Robert Kirkman’ı (Invincible) gösterebilirim sanırım. Bana göre bu yazarlar, yaptıkları spesifik eserler ile çok özel ve katmanlı hikayeler anlatabiliyorlar.

Yavuz’un aksine benim çizgi roman dünyası ile aram biraz daha şeffaf, zayıf diyebiliriz. Fakat hayatım boyunca filmlerle büyüdüm, çoğu film bugün olduğum kişiyi şekillendirdi, düşünme şeklimi değiştirdi. Bana ilhamı büyük olan yönetmenler de işlerinde, yani hikaye anlatma konusunda usta isimler oldukları için onlardan örnek verebilirim sanırım; Ford Cappola (Apocalypse Now), David Fincher (Zodiac, Se7en), Terrence Malik (The Red Thin Line), Stanley Kubrick, (The Shining, 2001, Clockwork Orange), Frank Darabont (The Mist, Shawshank) ve John Hillcoat (The Road) genel hatlarıyla ilk senelerde bana hikaye anlatımı ile ilgili çok şey kattı ama yeni dönemde bazı yönetmenlerin beni genel olarak daha çok etkilediğini düşünüyorum.

Özellikle Havensburg’un da bir karakter gibi hissettirmesi gerektiğini veya kendine özgü bir hissiyatı olması gerektiğine Denis Villeneuve’un Sicario filminde Juarez’i işleyiş şekli ile karar verdim. Aynı yönetmenin Prisoners filminde “inanç” temasını gri bölgede işleyişine tanık olup, bu kadar basit bir konu içerisinde arkadan ve sindire sindire bu kadar komplike bir hikayeti işleyebilmesi yazarlık damarımı kabarttı. Bunlar dışında Cary Joji Fukunaga’nın (True Detective, Beats Of No Nation) kozmik ve insandan doğan “korku” temasını işleyiş şekli ve Nicholas Wending Refn’in Drive’da şiddeti yerinde ama etkili kullanması ve genelinde hikayenin bir masal kadar basitçe aktarılması fakat belli bir derinliğinin de olması birçok yönden farklı düşünmeye ve yazmaya teşvik etti beni. İlk ve ikinci sayı içerisinde olan sahneleri de aynı Villeneuve ve Deakins gibi kurgulamaya çalıştık Yavuz’la. ‘Slow Burn’ yani demleye demleye basit bir konuyu daha derin işlemeye çalışarak anlatmayı denedik de diyebiliriz.”

Hikayenizin konusu ve vermek istediği mesaj ne?

Deniz: ”Hikaye ve konusu çoğu kişinin gözlemine göre değişebilir bana göre. Bazı şeyleri biraz da okuyana bırakmak her zaman daha iyidir. Bittiğinde tüm cevapları almış olmayacaksınız ama elinizde ufak tefek deliller ile ekmek kırıntısından bir yol uzanacak. Bana göre konunun aldığı ve işlemeye çalıştığı şey, saf nefret ve insanın uzun süre izole kalmasıyla oluşan kendi kafasının içerisindeki karanlık sokağın genele yayılıp herkesi etkilemesi. Yalnızlık çok büyük bir katalizördür bana göre. Kişiye çok farklı şeyler deneyim ettirebilir.”

Yavuz: ”Öfke, intikam gibi duyguların sözde adalet fikrini uygulamak için olsa bile, nasıl birbirini besleyebilecek bir şiddet sarmalı yaratabilecek unsurlar olduğunun altını çizen bir temaya sahip diye özetlenebilir. Tabii, ilk sayı da bunu vurgulayacak şekilde oldukça acımasız ve kanlı sahneler içeriyor.”

731a1462779407b49acbb4cb55576c880371a5cf_1_690x333.jpg

Anti-Zone kaç sayılık bir seri olacak ve bir evren haline gelecek mi?

Yavuz: ”En başta 4 bölüm olarak kurgulamıştı Deniz. Sonra gerek sayfa sayısını azaltmamız gerek daha doygun ve ayağı yere daha sağlam basan bir hikaye bütünlüğü sağlamak için yapılan son güncellemeler ile kesin olmasa da 6-8 bölüm arası sürmesi muhtemel.”

Deniz: ”Kaç sayı olduğu henüz belli değil. Düşünceler ve çeşitli hikayeler var kafamızda ama finali getirebilmek şu an için ana hedefimiz. Yalnız şunu söyleyebilirim, bildiğiniz tarzda bir evrenleşme mantığının yerini çok daha farklı bir “geçmiş/gelecek” konseptli genişleme mantığı alabilir. Dediklerim finale kadar gelebilirsek daha çok anlam ifade edecek.”

Ana karakterin görünüşü ile motivasyonunun arkasında yatan neden ne?

Deniz: ”Bunu söylersem tüm eğlencesi kaçar ama… Dediğim gibi biraz da bazı ayrıntıları okuyucunun bulması ve çoğu şey hakkında (bazen bizden bile fazla yaratıcılıkla) teori üretmeleri beni aşırı mutlu ediyor. Bu serinin amacı da bu. Havensburg’un genel anlamda hepimizin şehri olması. Onun hakkında ve içerisinde bulunan ufak tefek göndermeler ve olaylarla ilgili konuşabilecek bir topluluk tek dileğim.”

Yavuz: ”İlk bölümde öne çıkan 2 karakter var. Biri kaostan ve cinnetten beslenen Kızıl, diğeri ise onu durdurmak için her şeyi göze alan Raven. Bazı insanlar için ikisinin de maskeli olması ve ruh hallerinin suratlarından pek okunamaması onlarla bağ kurulmasına engel gibi gözükebilir. Ancak bu durum, özellikle ilk bölüm için gizem ve gerginliğin bir tık daha yukarı çıkmasını sağlıyor aynı zamanda. Diyalog ve iç konuşmaların önemini de arttırıyor. Bir ekleme olarak nasıl günlük hayatta maskeyi sadece ilk anlamıyla düşünmüyorsak, bu hikaye serisinin tamamında da kıyafet ve maske olgusu çok daha geniş ve doğrudan olacakları etkileyen bir unsur.”

Devam sayılarının çıkış tarihleri belli mi?

Deniz: ”Devam sayıları için Yavuz ile kafamıza oturan bir planlama var ama ilk sayıdan aldığımız ders ile duyurma konusunda erken davranmayacağız. Hazır olduğunda ve size sunabilecek seviyeye geldiğini hissettiğimizde haberiniz olacak. Fakat şunu diyebilirim, gelecek olan şey eğer bu evreni sevebildiyseniz sizi daha da mutlu edebilecek.”

187e5419fa17022535f84c4421faec264b8f4d75_1_689x420.jpg

Röportaj için çok teşekkür ederiz arkadaşlar. Son olarak, okuyucularımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Yavuz: ”Biz teşekkür ederiz. Deniz ile Havensburg’da yaşananlara dair anlatacaklarımız henüz bitmedi. Bizi takip etmeye devam etsinler. En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle.”

Deniz: ”Zamanınızı ayırdığınız için biz teşekkür ederiz asıl. Eklemek istediğim ufak bir şey daha var. Anti-Zone serisi bizim için büyük bir olayın ilk adımı gibi. “Altay Blue” adı altında bir platform oluşturduk. Bizim bu platform içerisinde hedefimiz de az çok belli. Kafanızda bir hikaye, bir çizim veya bir kısa film fikri varsa ise ve siz buna inanıyorsanız, duyulması gerektiğini düşünüyor fakat fırsat bulamıyorsanız veya sansürlenmekten korkuyorsanız bize ulaşın. Sizi, bize gelen diğer çizer, yazar veya yönetmenler ile eşleyelim ve kendi projelerinizi hiçbir baskı altında olmadan yapmaya koyulun! İletişim için: https://twitter.com/altaybluepro birlikte dünyalar yaratalım.”

Anti-Zone #1 sayısını okumak için 

Anti-Zone Twitter hesabı

Anti-Zone incelemesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Röportaj: Çizer & Yazar Oli Fux

Birçok DC ve Marvel karakterini çizen ve aynı zamanda kendi Mangalarını yazan Türk çizerimiz Oli Fux ile bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi hepimizin desteğini hak ediyor!

Oli’nin yaptığı çalışmalar;

https://t.co/vpqIuba2fE

Instagram:

Kendi yazıp, çizdiği mangalar: https://watermelonkid.deviantart.com

Bu alana yönelmenin ana sebebi nedir?

– İnsanlarla ilişkim genelde hep iyi ve sevecen olsa da, sosyal anlamda yeni ilişki kurma konusunda pek yetenekli değilimdir. Utangaç ve içe kapanık bir yapım var dolayısıyla bu benimiçin bir deşarj olma ve meditasyon yöntemiydi. Çocukluğumda çizgi filmler ve resimli kitaplarla başlayan bu tutkum; erken bir yetişkin olunca ve 2 sene öncesinde girdiğim ciddi bir depresyon döneminde aydınlanmamı yaşadım sanırım. Bir gü kendimi, “Benim kendi işim işte bu olmalı! Zaten hayal dünyası ve gerçek dünya arasına sıkışıp kalmış haldeyim. Madem öyle neden sevdiğim, hayranı olduğum şeyleri kendim üretmeyeyim? Bundan daha güzel bir iş-güç olabilir mi?” derken buldum. Hobi olarak ve son derece amatörce başladığım bu serüvende şu an kendimi ‘eh işte’ seviyesinde bile konumlandırmakta zorlanıyorum ancak daha öğrenecek o kadar çok şey var ki. 🙂

Çizim yapmaya kaç yaşında başladınız?

– Erken yaşlardan bu yana bilinçsiz ve hiç bir tekniğe bakmadan kendi kendime çöp adamlar çizerdim. 2 sene öncesine kadar kendimi geliştirmeye karar verdim, en büyük gelişimimi de bu süreçte yaşadım sanırım.

20-5a0eb6877b96c__880.jpg

Türkiye’de çizgi roman ve mangalara olan ilgiyi nasıl buluyorsunuz?

– 90’lar ve öncesi dönemi daha çok Amerikan çizgi romanlarına ilgi duyma eğilimindeyken, Yine 90’ların ikinci yarısı ve sonrası mangalara ilgi duyma eğiliminde. Liseliler arasında şu sıralar mangalar çok yaygın ancak Türkiye’de bu alan yeterli çalışma pek yok. Benim gözlemlerim bunlar tabi. Ancak ben her bulduğumu okumayı seviyorum. Hepsinden öğrenecek, haz alacak bir şeyler çıkıyor.

Favori karakterin?

– Pek çok favori karakterim var hangisi sayabilirim ki bilemedim şimdi… Şu sıralar ama Superman diye yatıp Superman diye kalkıyorum. Bundan önceki dönemlerde de değişip durdu favori karakterlerim ancak hayatım boyunca sanırım hep favorim olarak kalacak Amerikan çizgi roman karakterleri (süper kahramanlar olarak); Superman, Wonder Woman, Batman, Spider-Man. Manga karakterleri ise; Tsukiyama Shuu ve Kamishiro Rize, Yagami Light, Sailor Moon ve Goku.
11-5a0eb702a2491__880.jpg

Yazıp ve çizmekten en keyif aldığın hikaye hangisi?

– Aslında bir manga denemem olmuştu 3 bölümlük. Invisible adında. Onun evreninin kurmak için çok detaylı çalıştım ve yazarken de çizerken de çok zevk aldım. O kadar çok fikrim var ki en az 6070 bölümlük bir çizgi roman çıkardı sanıyorum. Hala da aklıma estikçe yazıyorum. Ancak bu seriyi çizmeye ara verdim. Uzunca bir süre de ara vereceğim sanırım. Acele etmeye gerek yok, her şey yavaş yavaş…

Kariyer planında çizerlik ve yazarlık hangi konumda?

– İkisini bir arada götürmeyi elbette çok istiyorum ancak şu an için tabi ki çizerlik çok daha fazla ön planda. Hikayeyi aktarabilmek hayati bir mesele, fikir çok iyi olabilir ama bunu iyi aktaramayan çizer her şeyi mahvedebilir. Bunun da önüne geçmek için iş çizere düşüyor. Mükemmel çizmek zorunda değilsiniz ancak fikri, duyguyu ya da olayın akışıı mükemmel aktarmak zorundasınız. Başarılı çizgi romanların sırrı bu. Ben de bu konuda çalışıyorum ve hala pek çok eksiğim var.
10-5a0eb6fe5715d__880.jpg